Okuma Şenliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okuma Şenliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2013 Pazartesi

Okuma Şenliği - Kış 2013


AFD:
   Pinuccia'nın düzenlediği Okuma Şenliği'nin ikincisi başladı. Okuma zevkimize zevk katan etkinliğe katılmazsak olmaz tabii ki. Bence siz de geç kalmadan bu zevkli etkinliğe katılın.

   Kitaplarımı belirledim sayılır ama Kitap Kardeşliği'nde seçilecek kitapları da bu kategorilere eklemeye çalışacağım. Kurallar ve kategoriler hakkında ayrıntılı bilgi için:  http://pinucciasbooks.blogspot.com/2013/11/okuma-senligi-kis-2013.html



Kategoriler: 
(Tüm kategoriler için okuyacağınız her bir kitap en az 200 sayfa olmak zorunda):

1. Kategori (10 puan): Altın Kitaplar Yayınevi’nden çıkan bir kitap okuyanlara.
Benim Okumayı Planladığım: Kayıp Sembol - Dan Brown -Altın Kitaplar

2. Kategori (10 puan): Kütüphaneden ödünç alınmış veya sahaftan satın alınmış bir kitap okuyanlara.
Benim Okumayı Planladığım: Üç Anadolu Efsanesi - Yaşar Kemal - Cem Yayınevi

3. Kategori (10 puan): Adında bir hayvan adı olan bir kitap okuyanlara.
Benim Okumayı Planladığım: Bob'un Dünyası - James Bowen -Yabancı Yayınları

4. Kategori (15 puan): 600 sayfadan uzun bir kitap okuyanlara.
Benim Okumayı Planladığım: Ahrar - Rafet Elçi -Litera Yayıncılık

5. Kategori (15 puan): Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazarın bir kitabını okuyanlara.
Benim Okumayı Planladığım: -Sarı Esirler - Pearl S. Buck - Remzi Kitabevi (Nobel aldığı Tarih: 1938)

6. Kategori (15 puan): Türk edebiyatında klasik kabul edilen bir roman okuyanlara.
Benim Okumayı Planladığım:  Yılanların Öcü - Fakir Baykurt

7. Kategori (15 puan): Hiç okumadığınız bir ülke edebiyatından bir kitap okuyanlara.
Benim Okumayı Planladığım: Işığın O Kör Edici Yokluğu - Tahar Ben Jelloum - Can Yayınları (Fas)

8. Kategori (20 puan): Sinemaya uyarlanmış bir kitabı okuyup filmini izleyenlere.
Benim Okumayı Planladığım: Bereketli Topraklar Üzerinde - Orhan Kemal

9. Kategori (20 puan): Adında kış mevsimine ilişkin bir sözcük olan veya konusunda kış teması olan bir kitap okuyanlara.
Benim Okumayı Planladığım: Sisle Gelen Yolcu - Jean Christophe Grange - Doğan Kitap

10. Kategori (25 puan): Yasaklanmış bir kitap okuyanlara.
Benim Okumayı Planladığım: Cesur Yeni Dünya - Aldous Huxley - İthaki Yayınları (İrlanda) 

11. Kategori (25 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında yazılmış bir kitap okuyanlara.
Benim Okumayı Planladığım: Atatürk/Bir Milletin Yeniden Doğuşu - Lord Kinross - Altın Kitaplar

12. Kategori (25 puan): Yayınlanmış en az beş kitabı olan bir yazarın ilk kitabını okuyanlara.
Benim Okumayı Planladığım:  Altın Kupa - John Steinbeck - Cem Yayınevi (1929) ya da Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali - Yapı Kredi Yayınları (1937) 

13. Kategori (25 puan): Bir biyografi veya otobiyografi okuyanlara.
Benim Okumayı Planladığım: Mavi Saçlı Kız - Burçak Çerezcioğlu -Yapı Kredi Yayınları

14. Kategori (30 puan): Okuma yazmayı öğrendiğiniz yıl ilk kez yayınlanmış bir kitap okuyanlara.
Benim Okumayı Planladığım: Hilekar - Frederick Forstyh - Altın Kitaplar (1991) veya Şirket - John Grisham - İnkilap Yayınevi (1991) ya da Altın Sahili - Nelson Demille - Altın Kitaplar (1991) 

15. Kategori (40 puan): Bir üçleme veya aynı seriden üç kitap okuyanlara.
Benim Okumayı Planladığım: Pardayanlar 2-3-4 - Michel Zevaco - Erko Yayıncılık

4 Ekim 2013 Cuma

Cep - Stephen King

CEP
Orjinal Adı: Cell
STEPHEN KING
Çevirmen: Canan KİM
Altın Kitaplar
Eylül 2006, 5. Baskı
430 Sayfa

AFD:
   Daha önce de bahsettiğim Yazar Ayları'nda Eylül yazarı Stephen King seçilmişti. Uzun zamandır Stephen King okumuyordum, Yazar Ayları'nı fırsat bilerek Cep adlı kitabı okumaya başladım.

    Cep klasik bir Stephen King kitabıydı. Stephen King bazı kitaplarını yazmadan önce "Acaba bu sıradan olay sıradanlıktan çıksa nasıl olurdu?" diye düşünüyor ve sonrada düşündüğü olayın etrafında bir hikaye yazarak o olayı süsleyip bize sunuyor diye düşünüyorum. Mesela Sis'te tüm dünyada sıradan olan sisin, insanları öldüren bir canavara dönüşmesi ve Christine'de de bir arabanın canlanması gibi, Cep'te de adından anlaşılacağı gibi cep telefonları birer canavara dönüşüyor diyebiliriz.


   Her gün gibi çok sıradan bir gün iken, bir anda olaylar değişir. Cep telefonları aracılığıyla hızlı bir virüs yayılır ve her cep telefonu kullanan ve cep telefonu sinyaline maruz kalan herkes bir nevi canavara dönüşür. Günümüzde nüfustan çok cep telefonu olduğunu düşünürsek. Virüsten etkilenmeyen ise çok az sayıda cep telefonu kullanmayı tercih etmeyen kişilerdir. Kitabımızda bu az sayıda kahramanlarımızın yaşadıklarını ve ailelerine kavuşma isteklerinin serüvenini anlatıyor.
Cep'in ilk sayfalarının karikatürize edilmiş hâli.
wiki-land.wikispaces.com

    En son Stephen King kitabımı kaç sene önce okuduğumu hatırlamıyorum ama kesinlikle King'in tarzını özlemişim. Hızla gelişen olaylar ve King'in usta kurgu yeteneğiyle yazılmış Cep romanından keyif aldığımı rahatlıkla söyleyebilirim.

Kitabın Tanıtımından: 
Günlük yaşamın vazgeçilmezi olan cep telefonları
hayatımızı kolaylaştıran bir araç mı, yoksa kıyametin habercisi mi?

   Ekim ayının sıradan bir günüydü. Borsa 10.140 seviyesinde, uçaklarsa normal seferlerine devam ediyorlardı. Boston'da Boylston Caddesi'nde sevinçten adeta uçarcasına yürüyen Clayton Riddell içinse hayat çok daha mutlu ve umut vericiydi. İyi bir çizgi roman anlaşması yapmış, geleceğin umut dolu kapıları artık önünde açılmaya başlamıştı. 

   Ancak, her şey bir anda olup bitti. Tahribatın nedeni, herkesin cep telefonlarından yayılan ve sonradan frekans adıyla anılacak olan fenomendi. Clay ve bu faciadan canını kurtaran birkaç kişi, kendilerini medeniyetin zifir karanlık çağında, etraflarını saran kaos ve inanılmaz bir katliamın içinde bulurlar. Frekans yüzünden insanlar akıldan yoksun bir sürüye dönüşürler. Ve onlar için evrim başlar...

26 Eylül 2013 Perşembe

Çavdar Tarlasında Çocuklar - Jerome David Salinger

ÇAVDAR TARLASINDA ÇOCUKLAR
(GÖNÜLÇELEN)
Orjinal Adı: The Catcher in the Rye
JEROME DAVID SALINGER
Çevirmen: Coşkun YERLİ
Yapı Kredi Yayınları
Mayıs 2012, 30. Baskı
198 Sayfa

AFD:
     Daha önce eşim okumuş ve yorumlamıştı bu kitabı. (Buradan) Ben de Kitap Kardeşliği Eylül kitabı olarak seçildiğini duyunca okumaya başladım. Eşim kitabın abartıldığını belirtmiş ve kitabı beğenmemişti. Ben de kitabın abartıldığı fikrine katılıyorum ama beğenmedim de diyemem. Her kült eseri beğeneceğiz diye de bir şart yok zaten, ben de Otomatik Portakal'ı beğenmemiştim. :(

    Aslında kitabı yazıldığı tarihe göre değerlendirmek lazım diye düşünüyorum. 1951 yılında yazılan ve herkesin düşündüğü fakat söyleyemediği şeyleri  aslında bir çocuğun bile fark ettiğini dile getirmiş Salinger. O dönem de büyük ses getirmiş, hatta her gerçekleri söyleyene yapıldığı gibi, yasaklanmış. 

    Kitaptan sürükleyici bir olay örgüsü beklemek, bu beklentiyle kitaba başlamak yanlış olur. Kahramanımız Holden'ın okuldan atıldıktan sonraki 3 günü anlatılıyor. Fakat öyle aman aman olaylar olmuyor. Çok sıradan günler aslında. Olay örgüsünden çok, kitabın satır aralarında bulunan tespitlere ve cümlelere yoğunlaşmalıyız diye düşünüyorum. Özellikle Holden'ın olmak istediği kişiyi, mesleği, gerçekten çok beğendim. Yüreğime dokundu diyebilirim.

     Okurken bir Ölü Ozanlar Derneği, Pal Sokağı Çocukları ya da Şeker Portakalı kadar sürükleyici olmasa da mutlaka okunmalı ve Holden'la tanışılmalı diyorum.


Altı Çizilesi:
   Bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, canım her istediğinde onu telefonla arayıp konuşabilseydim diyorsanız, o kitap bence gerçekten iyidir.

   Hayat kurallara göre oynanması gereken bir oyundur.

   Öldü biliyorum! bilmediğimi mi sanıyorsun? ama onu yine de sevebilirim değil mi? bir insan öldü diye onu sevmekten vazgeçmek zorunda mısın, tanrı aşkına, özellikle de hayatta olanlardan bin kez daha iyi kalpli bir insansa?

 Gece geç saatlerde new york’ta birinin kahkaha atması dehşet verici bir şeydir. millerce öteden duyabilirsiniz. bunu duyunca yalnızlığınız daha da artar, moral diye bir şey kalmaz insanda.

   Moraliniz çok bozuksa düşünemiyorsunuz bile.

  ...ki böyle, tanıştığıma hiç memnun olmadığım kimselere, durmadan ”tanıştığımıza memnun oldum” demek beni öldürüyor.

  Eskiden onu pek akıllı sanırdım, o aptallığımla tabii. öyle sanmamın nedeni; tiyatro,edebiyat ve bütün bu zırvalıklar üzerine çok şey bilmesiydi. birisi bu konularda pek çok şey biliyorsa, onun aptal olup olmadığını anlayabilmeniz epey zaman alıyor. 

  Bazı şeyler olduğu gibi kalmalı. elinizde olsa da, onları büyük cam vitrinlere koyup oldukları gibi kalmalarını sağlayabilseniz. biliyorum olanaksız bir şey bu; ama yine de fena olmazdı.

  Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir, olgun insanın özelliği ise bir dava uğruna gösterişsiz bir biçimde yaşamak istemesidir. -Wilhelm Stekel-

  Büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne. binlerce çocuk, başka kimse yok ortalıkta. ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum. ne yapıyorum. uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum, nereye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken, ben bir yerlerden çıkıyor onları yakalıyorum. bütün gün yalnızca bu işi yapıyorum. ben çavdar tarlasında çocukları yakalayan biri olmak isterdim. çılgın bir şey bu biliyorum ama yalnızca böyle biri olmak isterdim. biliyorum. bu çılgın bir şey.

   Sakın kimseye bir şey anlatmayın. herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra.

14 Eylül 2013 Cumartesi

Kardeşimin Hikayesi - Zülfü Livaneli

KARDEŞİMİN HİKAYESİ
ZÜLFÜ LİVANELİ
Doğan Kitap
Mayıs 2013, 1. Baskı
330 Sayfa


MRW:
    Livaneli sevdiğim yazarlardan olmuştur hep, nedense ayrı bir sempati duyuyorum kendisine. Mutluluk, Son Ada, Serenad ise favori kitaplarımdır. Özellikle Serenad tek kelimeyle muhteşemdi. Serenad’dan sonra Zülfü Livaneli’nin bir röportajını izlemiştim, yeni bir kitaba başladığını söylüyordu, tabi çok heyecanlandım. Kardeşimin Hikayesi tanıtımları dönmeye başlayınca da hiç düşünmeden aldım, ama maalesef bu sefer Livaneli beni biraz hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim. 

    İki günde bitirmeme rağmen kitabı hiç sevemedim. Bana göre bir çok özensiz yer vardı. Gazeteci kızın davranışlarını çocuksu ve gerçek dışı buldum, bağırıp çağırıp yine Ahmet'in evine gitmesi, günlerce orada kalabilmesi biraz saçmaydı. Ahmet'in de kıza karşı bazı tavırları da yine saçma ve komikti. Örnek; sayfa 30-37; gazeteci kız Ahmet’in Arzu’nun sevgilisi olup olmadığını sorguladığı sayfalar. 

-Emir’in babası siz misiniz?
-Hayır değilim.
-Emin misiniz?
-Elbette eminim.
-Nasıl bu kadar emin olabilirsiniz?
-Çünkü sizin anladığınız anlamda bir ilişkimiz yoktu.
-Eveeet mesele çözülüyor. Kıskanç koca cinayeti
-Anlamadım?
-Adam karısının sizinle ilişkisini öğrendiği için..
-Güldüğüm için kızmayın ama Ali’yi tanısanız bunun saçma bir teori olduğunu anlardınız.
-Dalga geçer gibi gülmenize gerek yok.

   Bu nasıl bir diyalog böyle ya? Bana çok çocuksu geldi. Gazeteci kız tüm kitap boyunca saçma ve çocuksu davrandı yine de haklıymış gibi Ahmet’i suçladı durdu. Ahmet de alttan aldı durdu. Ayağını burktu günlerce Ahmet’in evinde kaldı birde Ahmet’e trip attı. 

   Ayrıca Ahmet’in kimseye dokunmaması gereksiz bir ayrıntı olarak kalmış kitapta, o kadar çok sözü edilmiş ama gerekçesi doğru düzgün verilmemiş, ben de onunla ilgili bir anı ya da sonrasında bir olay bekledim durdum…

 Kitabın sonunda Ludmilla’nın yaptığına karşılık gösterdiği sebep tabi ki beni şaşırttı, katilin kimliğini öğrendiğimde ise kendimi bir Ahmet Ümit kitabı okuyor sandım.

   Velhasıl bu kitabı beğenmedim. Livaneli’nin tarzının bu olmadığını biliyorum ve bir an önce özüne dönmesini istiyorum :)

25 Ağustos 2013 Pazar

Yokyer - Neil Gaiman

YOKYER
Orjinal Adı: Neverwhere
NEIL GAIMAN
Çevirmen: Evrim ÖNCÜL
İthaki Yayınları
Ekim 2012, 2. Baskı
375 Sayfa

AFD:
   Daha önce de çok dile getirdiğim gibi; fantastik öğelerin işlendiği kitaplardan pek hazzetmem. Yazar Ayları Ağustos ayı yazarı Neil Gaiman seçilince de; romanlarıyla tanışmak istememe rağmen, ki methini o kadar çok duymuştum, kitaplarının fantastik öğeler içerdiğini bildiğimden dolayı biraz çekindim.

   Pinuccia'nın habersiz yaptığı çekilişin kazananlarından biri olduğumuzu ve bize Neil Gaiman'ın bir kitabını hediye edeceğini öğrendiğimizde, Pinuccia'nın blogumuza bıraktığı tavsiyesi ve içeriğinden dolayı bana en yakın gelen kitap olarak Yokyer'i seçtim. İyi ki de seçmişim.

   Öncelikle Yokyer'in Neil Gaiman'ın yazıp yönettiği 6 bölümlük Neverwhere adlı dizinin kitaplaştırılmış hali olduğunu belirterek başlayayım. 
Neverwhere dizisinden bir sahne
riddleshouse.proboards.com

Yokyer'in Çizgi Roman Versiyonu
www.comicvine.com
  Yokyer'le yaşadığım maceram nasıl geçti? Belirttiğim gibi daha çok gerçek dünyada yaşanmış veya yaşanması muhtemel konuları okumayı seviyorum, birden ortaya çıkan canavarlar ve yaratıkların olduğu kitaplarla aram pek yoktur. Yokyer'de de yaratıklar, konuşan sıçanlar vb. öğeler olduğu halde, benim için çok güzel bir okuma süreci oldu. Okuduğum her satırdan zevk aldım. Neil Gaiman'ın kalemi, gerçeküstü dünyadan hiç zevk almayan benim için bile okunulası bir kitap haline getirmiş. 

   Biraz da kitabın içeriğinden bahsedelim. İşinde başarılı, gayet düzgün bir adam olan Richard Mayhew nişanlısıyla önemli bir yemeğe giderken, bir anda karşılarına yaralanmış bir kız çıkar. Nişanlısının tüm ısrarına rağmen Mayhew kıza yardım etmek ister ve eder. Tabii artık nişanlı değildir. Kız doktora ya da polise gitmek istemez, Mayhew'de kızın bu isteğine uyarak kızı evinde tedavi eder. Buradan sonra işler karışır.

   Kızın peşinde birileri vardır. Mayhew kıza yardım etmeye çalışır. Fakat bir gün uyandığında yaşadığı çevrede kimse onu tanımamaktadır. İşyerinde artık bir masası yoktur. Onun artık Yukarı Londra'da bir varlığının bir önemi yoktur. 

   Evet işte olayların garipleştiği yer burası, Mayhew'in yardım ettiği kız Aşağı Londra'dan gelmektedir ve Mayhew'de artık Aşağı Londra'dadır. Gerçek hayatına dönmek, işine kavuşmak ve nişanlısıyla barışmak ister. Acaba bunları başarabilecek midir? Aşağı Londra'da onu neler beklemektedir?

   Kitabı okurken Londra'da bulunan metro duraklarına verilen isimlerle Neil Gaiman'ın yaptığı oyunları okurken İstanbul'da bulunan semtleri düşünmedim değil. Shepherd's Bush (Çoban Çalılığı)'nda çobanlar yaşaması, Earl's Court (Kont'un Sarayı)'nda bir kont olması gibi Paşalimanı'nda bir paşanın, Selamsız'da selamsızların Azapkapı'da azap çektiren bir kapının olduğu bir kurgu okumak istedim doğrusu. Neil Gaiman bir de İstanbul için böyle bir kitap yazsa... 

    Kitap içeriği hakkında önemli bir bilgi olabilir, kitabı okumayanlar bu kısmı okumasın. Kitapta beni en çok etkileyen Richard Mayhew'in mızmız bir sünepeden yavaş yavaş bir kahramana dönüşmesi oldu. 

   Son olarak önerir miyim? Kesinlikle öneririm, bundan sonra ne zaman bu dünyadan bir nebze uzaklaşıp yeni bir dünya keşfetmek istersem Neil Gaiman'ın kalemine sığınacağım.

18 Temmuz 2013 Perşembe

Okuma Şenliği


AFD:
   Eşim (MRW) Pinuccia'nın blogunda öncülük ettiği okuma şenliğine katılacağını belirtmiş ve kitaplarını seçmişti. Ben de tamamlayabileceğimi pek düşünmesem de etkinliğe katılacağım. Kitap Kardeşliği ve Yazar Ayları'nda okuyacağım kitapları da listeye uydurmaya çalışacağım :)


Kategorilere göre benim şu anki seçimlerim:
· 5 puan: Yukarıdaki kuralların hepsini boşverip canının istediği herhangi bir kitabı okuyanlara.
Yokyer - Neil Gaiman (Yazar Ayları Ağustos Kitabı)
· 5 puan: Genel kural en az 200 sayfalık kitap okumak olsa da 150 sayfadan kısa bir kitap okuyanlara.
· 10 puan: Okuduğu kitabın adında bir renk olanlara.
· 10 puan: Bir serinin ilk kitabı dışındaki bir kitabını okuyanlara.
· 15 puan: Kendisi dışında herkesin o kitabı okuduğunu düşünüp sonunda o kitabı kendisi de okuyanlara.

· 15 puan: Yasaklanmış bir kitap okuyanlara. (Dünya genelinde yasaklanmış kitaplara buradan veya buradan bakabilirsiniz)
Çavdar Tarlasında Çocuklar - J. David Salinger (Kitap Kardeşliği Eylül Kitabı)
· 20 puan: Esas mesleği yazarlık olmayan bir kişinin yazdığı bir kitabı okuyanlara.
-------
· 20 puan: Türü kurgu olmayan bir kitap okuyanlara.
Çiçek Senfonisi - Özdemir Asaf (Kitap Kardeşliği Ağustos Kitabı)
· 20 puan: Hiç görmediği bir ülkede olayların geçtiği bir kitap okuyanlara.
Kaiken - Jean Christophe Grange (Kitap Kardeşliği Ağustos Kitabı)
· 25 puan: 400 sayfadan uzun bir kitap okuyanlara.
Cep - Stephen King (Yazar Ayları Eylül Kitabı)
· 25 puan: Romanın yazarı veya karakterlerinden birinin adı veya soyadı kendisininkiyle aynı olan bir kitap okuyanlara.
· 30 puan: Kendi doğum yılında doğan veya ölen bir yazar tarafından yazılmış bir kitap okuyanlara. (Bu web sitesi size bu konuda yardımcı olabilir).

13 Temmuz 2013 Cumartesi

Eğlenceli Bir Okuma Etkinliği


MRW:
   
    Tüm kitapseverlerin dikkatine, bu yaz yine bol bol kitap okumak için yeni bir bahanemiz oldu :) Sevgili Pinuccia’nın etkinliğinden bahsediyorum tabi ki, pinuccia'nın postunu okudunuz mu bilmiyorum ama biz de buradan duyuralım dedik maksat kitap okuma çılgınlığını daha çok kişiye bulaştırmak tabi ki :)

   Çok keyifli, eğlenceli bir etkinlik. Kategoriler dahilinde hep birlikte kitap okuyacağız, katılımcılar çoğalmaya başladı bile. Etkinlik 3 ay sürecek 9 temmuzda başladı, 9 ekimde bitiyor, toplamda 12 kitap okumaya çalışacağız. Canı çeken, aklı yatan vakit kaybetmeden aramıza gelsin bence.


Kurallar:
  • Etkinlik 9 Temmuz itibariyle başladı başlıyor ve 9 Ekim 2013'e kadar devam edecek. (9 Temmuz'dan önce başladığınız veya 9 Ekim'den sonra bitirebildiğiniz kitaplar kapsam dışı).
  • Etkinliğe 9 Temmuz - 9 Ekim arası canınızın istediği herhangi bir vakit katılabilirsiniz.
  • Okuduğunuz her kitap en az 200 sayfa olmak zorunda.
  • Okuduğunuz her bir kitabı aşağıdaki kategorilerden sadece birine saydırabiliyorsunuz. Etkinlik devam ederken kategoriler arası okuduğunuz kitapların yerlerini değiştirebilirsiniz.
  • Yapılabilecek en yüksek skor her bir kategori için birer tane olmak üzere toplam 12 kitap okuyarak 200 puan almak. (Katılım durumuna göre en yüksek puanı yapan(lar)a bir sürprizim olacak sanki. Sürpriz var diye atıp tutanları yakalarsam sürpriz dışı bırakırım, ona göre!)
  • Katılmak için blogunuzun olması veya okunan kitapların yorumlanması zorunlu değil. Katılmak isteyenler herhangi bir sosyal medya aracı üzerinden veya doğrudan bana e-posta atarak katılım durumlarını ve mümkünse hangi kitapları okumayı planladıklarını duyurabilirler. 
  • Her ayın en 9'unda bir yayın yaparak sıralamaları buradan duyuracağım. O yayınımın altına yorum bırakarak hangi kitapları okuyarak kaç puana ulaştığınızı bildirebilirsiniz.

Gelelim kategorilere ve benim seçtiğim kitaplara: 
· 5 puan: Yukarıdaki kuralların hepsini boşverip canının istediği herhangi bir kitabı okuyanlara.
Araştırmalar devam ediyor :)
· 5 puan: Genel kural en az 200 sayfalık kitap okumak olsa da 150 sayfadan kısa bir kitap okuyanlara.
Benim Seçimim: Aklı Bir Karış Havada - Susanna Tamaro
· 10 puan: Okuduğu kitabın adında bir renk olanlara.
Benim Seçimim: Beyaz Diş - Jack Landon
· 10 puan: Bir serinin ilk kitabı dışındaki bir kitabını okuyanlara.
Benim Seçimim: Angela'nın Külleri 2 (Umuda Doğru) - Frank McCourt
· 15 puan: Kendisi dışında herkesin o kitabı okuduğunu düşünüp sonunda o kitabı kendisi de okuyanlara.
Araştırmalar devam ediyor :)
· 15 puan: Yasaklanmış bir kitap okuyanlara. (Dünya genelinde yasaklanmış kitaplara buradan veya buradan bakabilirsiniz)
Benim Seçimim: Muhteşem Gatsby - F.Scott Fitzgerald
· 20 puan: Esas mesleği yazarlık olmayan bir kişinin yazdığı bir kitabı okuyanlara.
Benim Seçimim: Kardeşimin Hikayesi - Zülfü Livaneli
· 20 puan: Türü kurgu olmayan bir kitap okuyanlara.
Benim Seçimim: Öğretmen - Frank McCourt
· 20 puan: Hiç görmediği bir ülkede olayların geçtiği bir kitap okuyanlara.
Araştırmalar devam ediyor :)
· 25 puan: 400 sayfadan uzun bir kitap okuyanlara.
Benim Seçimim: Nar Ağacı - Nazan Bekiroğlu
· 25 puan: Romanın yazarı veya karakterlerinden birinin adı veya soyadı kendisininkiyle aynı olan bir kitap okuyanlara.
Araştırmalar devam ediyor :)
· 30 puan: Kendi doğum yılında doğan veya ölen bir yazar tarafından yazılmış bir kitap okuyanlara. (Bu web sitesi size bu konuda yardımcı olabilir).
Benim Seçimim: Hıçkırık - Kerime Nadir

Seçtiğim kitaplar şimdilik böyle ama her an değişebilir :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...