Glenn Meade etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Glenn Meade etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2015 Pazartesi

Son Tanık - Glenn Meade

SON TANIK
Orijinal Adı: The Last Witness
Çevirmen: Ali Cevat AKKOYUNLU
Kırmızı Kedi Yayınları
Kasım 2014, 1. Baskı
Orijinal İlk Basım: 2014
436 Sayfa


AFD:
  Son günlerde okuma hızımın düştüğünü fark edince en sevdiğim yazarlardan biri olan Glenn Meade'e sığındım. Tabii ki Meade beni yine yanıltmadı. "Son Tanık"ı iki günde bitirdim. Glenn Meade'in diğer kitapları gibi "Son Tanık" da oldukça sürükleyiciydi.

  1940'lı yıllarda Nazilerin yaptığı soykırım tüm ülkelerce lanetlenmişken, Bosna Soykırımı; 50 yıl sonra Avrupa'nın göbeğinde, 24 Ekim 1945'te kurulmuş ve "dünya barışını, güvenliğini korumayı" görev edinmiş Birleşmiş Milletlerin gözü önünde, 1992-1995 yılları arasında yaşanmıştır. 

  "Son Tanık"ta; tüm dünyanın seyirci kaldığı bu soykırım anlatılıyor. Yugoslavya'nın parçalanmasından sonra Bosna'da, Sırpların masum insanlara yaptıkları işkenceler ve tecavüz kamplarında yaşananlar anlatılıyor. 

  Kitabımızın kahramanı Carla Lane; Henüz 12 yaşındayken "Şeytan Tepesi" diye adlandırılan tecavüz kampına kapatılmış ve oradan sağ olarak kurtulmuştur. Yaşadığı büyük travmadan dolayı geçmişini, Bosna'da yaşadıklarını hatırlamamaktadır. Amerika'da güzel bir hayatı vardır. Bu güzel yaşam eşinin öldürülmesiyle son bulur. Eşinin neden öldürüldüğünü ve geçmişini araştırmaya başlayan Carla, hiç bilmediği bir karanlıkta yolunu bulmaya çalışmaktadır.

  Okuduğum tüm Glenn Meade kitapları gibi bu kitabı da kesinlikle öneriyorum. Yalnız Bosna'da yaşananlar beni rahatsız ettiği gibi sizleri de oldukça rahatsız edecektir. Ağlamaya, lanet okumaya ve insan olduğunuzdan utanmaya hazır olun...

Altı Çizilesi:
   Hukuktan ve hukukçu olmaktan nefret ediyordu.
  Mesleğin samimiyetsizliğinden, fırsatçılardan ve dolandırıcılardan nefret ediyordu. Hukuka önem veren düzgün avukatlar tanımıştı, ama çoğunluk müvekkillerinin suçlu mu yoksa masum mu olduğuyla hiç ilgilenmeyen kiralık silahşörlerdi. Böyleleri ipotek danışmanı gibi elinizden tutar ve çeki alana dek en iyi dostunuz olurlar.

   Bir ebeveyn çocuğunun rehinesidir. Çocuklar, kendi çocukları olana kadar bir anne veya babanın onları korumak için hayatlarını feda edeceğini anlayamaz.

   Kötülük içimizde yanan iyilik ışığını nasıl yok edebilir?
   Nasıl edebilir?
   Dünyada küçücük bir mumun ışığını boğmaya yetecek kadar bile karanlık yokken.


14 Ocak 2015 Çarşamba

İkinci Mesih - Glenn Meade

İKİNCİ MESİH
Orjinal Adı: The Second Messiah
Çevirmen: Ali Cevat AKKOYUNLU
Turkuvaz Kitap
Nisan 2010, 1. Baskı
Orijinal İlk Basım: 2010
480 Sayfa


AFD:
 Her Glenn Meade kitabı yorumumda söylediğim gibi: "Glenn Meade, benim en sevdiğim yazarlardan biridir. Meade tarihi kurgular yazar. Fakat bu kurgular gerçeğe o kadar yakındır ki, kitabı bitirdikten sonra "Acaba okuduklarım gerçek mi?" diye düşünmeye başlarım. İkinci Mesih'te de yine aynı cümleyi kurmanın sevincini yaşıyorum.

  İkinci Mesih'te bu sefer yazarımız, Vatikan sırlarının üzerine gidiyor. Kumran'da bulunan Ölü Deniz Parşömenleri etrafında işlenen cinayetler, parşömenlerde yer alan Hristiyanlığı kökünden etkileyecek şifreli metinler ve Vatikan'ın yıllardan beri büyük bir özveriyle sakladığı sırlar... Bu sırları açıklamak isteyenler (Papa dahil) ve sırların açıklanmaması için her şeyi yapmaya kararlı kişiler arasında geçen ve soluksuz okunan bir kitap İkinci Mesih.


Kitabın Tanıtımından: 
  İsrail'de, Lut Gölü yakınlarında bulunan Ölü Deniz Parşömenleri, tarihin en müthiş gizemlerinden birini, Hz. İsa'nın kimliğinin ve varlığının ardındaki sırrı ortaya koyan bilgiler içermektedir. Parşömenleri ilk bulan arkeoloğun öldürülmesinin üzerinden yıllar geçer ve kazılar devam ederken peş peşe ölümler birbirini izler. Parşömenlerde sözü edilen İkinci Mesih'in kim olduğuna ilişkin sırrın çözülmesi dünyadaki dengeleri altüst edebilecektir. Gereğinden fazla şey bilen arkeolog Jack Cane ve Yasmin Gren'in peşine uluslararası şebekeler takılınca soluk soluğa bir kovalamaca başlar. Bir ucu Roma'ya ve Vatikan'a, Amerikalı Papa'ya, kardinallere ve din adına çevrilen entrikalara, bir ucu Kudüs'e, İsrail'in Mossad örgütüne, Suriye gizli polisine ve Lut Gölü'nde kazılar yapan arkeologlara dayanan İkinci Mesih, gerilim dolu bir roman. Daha önce Türkçede yayınlanan ve çok-satan listelerinde uzun zaman yer alan altı kitabıyla serüven meraklısı geniş bir okur kitlesi edinen Glenn Meade'in gerçek belgelere dayanarak yazdığı İkinci Mesih, yazarın izniyle ilk kez Türkiye'de ve Türkçede yayınlanıyor.

16 Aralık 2014 Salı

Şeytanın Müridi - Glenn Meade

ŞEYTANIN MÜRİDİ
Orjinal Adı: The Devil's Disciple
GLENN MEADE
Çevirmen: Cumhur ORANCI
Doğan Kitap
Kasım 2007, 5. Baskı
Orijinal İlk Basım: 2006
520 Sayfa


AFD:
  Şeytanın Müridi; okuduğum altıncı Glenn Meade romanı. Tam anlamıyla bir Glenn Meade hayranıyım diyebilirim. Yazarın, geçmişte veya günümüzde gerçekleşmesi mümkün olabilecek olan olaylar çerçevesinde yazdığı birbirinden sürükleyici kitaplarını çok seviyorum. Bu kitapta ise Glenn Meade tarzının biraz dışına çıkarak "polisiye-gerilim" tarzında da ne kadar usta olduğunu gözler önüne sermiş. 

  Şeytanın Müridi; ilk sayfasından, son sayfasına kadar müthiş bir aksiyon içeriyor. Neredeyse hikayenin hızının düştüğü hiçbir sayfa yok. Böylece kitap, verdiği bu merak duygusuyla kendini çok çabuk okutturuyor. Kitabın son sayfalarına kadar kafamızdaki soru işaretleri silinmiyor. Bence kitabın sonunu tahmin etmek oldukça zor.

 Kitaptan bahsedelim: Bir süredir dünyanın farklı ülkelerinde birbiriyle benzer cinayetler işlenmektedir. Her cinayet mahallinde iki ceset aynı şekilde vahşice öldürülmüş halde bulunmuştur. Kitabımız ise bu cinayetleri işleyen katilin idam edileceği günde başlar. FBI ajanı Kate Moran katil Costantine Gamal'ı yakalayıp adalete teslim etmiştir. Gamal'ın cezası idamdır fakat son gün işlediği başka cinayetleri de itiraf etmek istediğini söyler. Tek şartı kendini yakalayan Kate Moran ile yalnız görüşmektir. Görüşme gerçekleşir, Gamal'ın Kate'e son sözleri "Ölümü yeneceğim ve geri gelip seni de yanımda cehenneme götüreceğim." dir. Gamal'ın idamı son görüşmeye rağmen gerçekleşir. Acımasız katil idam edilmiş ve hayat normal akışına dönmüştür. Ta ki.. Yeniden cinayetler işlenmeye başlanana kadar... 
  Acaba Gamal son sözlerinde ciddi midir? Ölümü yenip geri gelmiş midir? Yoksa bu cinayetler bir taklitci katilin işi midir? Peki cinayetlerde FBI ajanı Kate'in parmağı olduğuna dair kanıtlar ortaya çıkaran dedektif Stone Kate'in katil olduğunu kanıtlayabilecek midir? Ya Kate bu çıkmazdan nasıl kurtulacaktır? Kurtulabilecek midir?..  Bu sorular sizi heyecanlandırıyorsa, Şeytanın Müridi'nde sizi mükemmel bir macera bekliyor demektir.

  Glenn Meade'in okuduğum her kitabını önerdim bugüne kadar. Şeytanın Müridi ise özellikle "polisiye-gerilim" sevenler için mükemmel bir öneri olacaktır.


Kitabın Tanıtımından: 
Kate Moran... bir FBI ajanı...
Ve Constantine Gamal.. bir seri katil... Şeytanın havarisi...
Ritüeller.. Kara büyü..
Her seferinde işlenen çifte cinayetler..
Bir kedi fare kovalamacası..
Gamal yakalanıp idam edildikten sonra da bu cinayetlerin arkası kesilmiyor..
Ritüel sonrası çifte cinayetler sürüyor..
Gamal’ı taklit eden biri veya birileri olabilir mi?
Yoksa.. Yoksa Gamal hayatta mı?

  Meade’in korkutucu anlatımında özel olarak dikkat çeken şey üslubu ve karakterlerin ustalık ve beceriyle çizilmiş olmasıdır. -Glasgow Herald-

  Bu muhteşem dramatik aksiyon ve sürükleyicilik, bu heyecanı perçinleyen düşündürücü bir dönüm noktasıyla sonuçlanıyor. -The Sunday Times-

3 Haziran 2014 Salı

8.Gün - Glenn Meade

8.GÜN
Orjinal Adı: Resurrection Day
GLENN MEADE
Çevirmen: Ali Cevat AKKOYUNLU
Doğan Kitap
Kasım 2002, 3. Baskı
Orijinal İlk Basım: 2002
668 Sayfa


AFD:
     8.Gün; Buz Kapanı, Kar Kurdu, Brandenburg ve Sakkara'nın Kumları'ndan sonra okuduğum beşinci Glenn Meade romanı. Glenn Meade'in tarzını yani; gerçeğe yakın, gerçekleşmesi mümkün olabilecek olan bir olayı anlatmasını çok seviyorum. Bu kitapta daha önce okuduklarım gibi yine bu tarzda yazılmış.

    Glenn Meade bu kitabı yazarken Amerika'ya karşı gerçekleşecek çok büyük bir terör saldırısı kurgulamış. El Kaide ve başları Usame Bin Ladin, Amerika'yı tehdit ederek yapılması çok zor olan, ülkeler arası gerginliğe varacak istekler ister. Amerika'da verilen süre içerisinde hem teroristleri bulmayı hem de istekleri yerine getirmeye çalışır. Derken daha kitap yayınlanmadan, takvimler 11 Eylül 2001'i gösterir. (Tabii ki 11 Eylül olaylarının gerçekliği/nasıl gerçekleştiği ayrı tartışma konusu) Glenn Meade o gün olanları öğrendiğinde çok şaşırır. Romanında yazdığı şeylere paralel olaylar gelişmektedir.

   11 Eylül'den sonra yazarımız romanın baş karakterlerinden biri olan Usame Bin Ladin adını değiştirmek zorunda kalır. Fakat yine de kitabını, daha önceki kitaplarını yayınlayan yayınevine bir türlü yayınlatamaz. Bu kitabı yayınlayacak başka bir yayınevi bulur ve kitap bizlere kadar ulaşır.

   Glenn Meade'in tarzını bu yüzden seviyorum. Tarzı bu romanında gerçeğe yakından, gerçekleşmişe dönüşmüş. Tabii ki olaylar birebir aynı değil ama konu aynı diyebilirim.

   Peki kitabın sonunda ne oldu, teroristler amaçlarına ulaştı mı? Amerika istenilen şartları yerine getirebildi mi? Tabii ki tüm bunların cevapları 8.Gün'de.

Kitabın Tanıtımından: 
   Glenn Meade o gün San Remodaydı. Otel odasında televizyonu açtı ve dehşet içinde kaldı. Dizleri titremeye başladı. CNNin, Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagona yapılan saldırıları canlı yayında verişini izliyordu. Onu ayakta duramayacak hale getiren şey, gözünün önünde olup biten felaket değil, yeni bitirdiği romanının birdenbire gerçeğe dönüşmesiydi.

    Meade, 11 Eylül'den sonra romanındaki liderin adını (Usame bin Ladin) değiştirdi, ama bu Amerikalı yayıncının kitabı yayımlamayı reddetmesini engelleyemedi. Amerikan St. Martins Press, daha önce Glenn Meadein üç kitabı da çok sattığı halde, bu kitabı yayımlamayı reddetti. Yazar bu tepkiyi, "Çünkü roman gerçeğe çok yakın" diye açıklayacaktı.

     8. Gün titiz bir çalışmanın ürünü. Aşırı İslâmcı bir örgütün saldırısı hakkında pek çok şey -belki gereğinden fazla şey- açıklamakta. Roman Amerikan polisinin bu tür saldırılardan korkmasının ve yetersiz kalışının nedenlerini açıklıyor.

    Gazeteciliğin yanı sıra pilot eğitmenliği de yapan Glenn Meade Dublinde yaşıyor. Polisiye/gerilim romanları yazarı olan Meadein bütün dünyada çoksatanlar listelerinin başında yer alan Sakkaranın Kumları, Brandenburg ve Kar Kurdu adlı kitapları da Doğan Kitapçılık tarafından yayımlandı.

26 Haziran 2012 Salı

Sakkara'nın Kumları - Glenn Meade



SAKKARA'NIN KUMLARI
Orjinal Adı: The Sands Of Sakkara
GLENN MEADE
Çevirmen: Ali Cevat AKKOYUNLU
Doğan Kitap
  Ekim 2007, 10.Baskı
622 Sayfa
AFD:
    Uzun bir aradan sonra Sakkara’nın Kumları’nı bitirebildim. Okumamın uzun sürmesi kitapla ilgili değil, daha çok havanın güzel olmasıyla daha çok dışarıda vakit geçirmemizle ilgili.

    Sakkara’nın Kumları benim favori yazarlarımdan biri olan Glenn Meade’in okuduğum dördüncü kitabı (Buz Kapanı, Kar Kurdu, Brandenburg) ve ben kesinlikle bu kitabına da hayran kaldım. Glenn Meade yine gerçek olayların çerçevesinde, gerçeğe çok yakın bir kurguyla elimizden bırakamayacağımız bir roman yazmış.

    Nazi Almanyasının II. Dünya Savaşı’nın yenildiğini anlamaya başladığı umutsuz günlerinde, çılgın bir planla Amerikan Başkanı ve İngiliz Başbakanı’nı öldürmeye çalışmaları gerçeği üzerine kurgulanmış romanda, üç yakın arkadaş; Rachel, Halder ve Weaver farklı cephelerde karşı karşıya geliyor.

   Glenn Meade İrlandalı olduğu için, kitabı yansız olarak yazmış. Meade iki taraftaki karakterleri de o kadar iyi işlemiş ki, hangi karakterin bölümünü okursanız o karakterden yana oluyorsunuz. Bazen kesinlikle planın ne pahasına olursa olsun uygulanması gerektiğini düşünürken, bazen de planın bozulmasını istiyorsunuz. Aslında kitap boyunca istediğimiz tek şey; üç arkadaşın arasındaki dostluğun asla bozulmaması.

    Acaba plan uygulanabilecek mi? Rachel, Halder ve Weaver’ın düellosunda kazanan kim olacak?

  Sürükleyici bir macera romanı arıyorsanız ve kitap elinizde akıp giderken bir şeyler de öğrenmek istiyorsanız; savaş, casusluk, dostluk, arkadaşlık ve aşk dolu ve mükemmel bir araştırma ve incelemenin ürünü olan Sakkara’nın Kumları tam size göre bir kitap. 

Sakkara'nın Kumları - Glenn Meade (Okur Testi)

SAKKARA'NIN KUMLARI - Glenn  MEADE
Okur Testi
İyi Eğlenceler...

25 Aralık 2011 Pazar

Brandenburg - Glenn Meade

BRANDENBURG
GLENN MEADE
Çeviri: Ali Cevat AKKOYUNLU
Doğan Kitapçılık
Haziran 2004 6.Baskı
686 Sayfa

AFD:
   Breandenburg Glenn Meade'in ilk romanı. Benim ise Buz Kapanı ve Kar Kurdu'ndan sonra okuduğum üçüncü Glenn Meade romanı. Her ne kadar Dan Brown ya da Grange kadar konuşulmasa da Meade gerçekten çok etkileyici kurguları olan bir polisiye - aksiyon yazarı, yaşanmış olayların çevresinde mükemmel kurgular oluşturarak 686 sayfalık romanı elinizden bırakamadan bitirmenizi sağlıyor. Kısa sürede bitiyor kitap ve Meade kitap bittiğinde, insanın zihninde "acaba anlattıkları gerçek olabilir mi?" diye soru işareti bırakıyor.

   Kitap birbirinden bağımsız gözüken cinayetlerle başlıyor. Küçük ipuçları ve kime güvenebileceğini  bilmeden cinayetlerin sırrını çözmeye çalışan Volkmann...

   Polisiye ve gerilim sevenler ya da Grange, Dan Brown, Agatha Christie ve Ahmet Ümit romanlarını sevenler için kaçırılmaması gereken bir eser.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...