VAROLMAYANLAR
DOĞU YÜCEL
Doğan Kitap
Aralık 2011, 3. Baskı
440 Sayfa
AFD:
Bursa Kitap Fuarı'nda Doğu Bey'e imzalatarak aldığımız Varolmayanlar'ı severek okudum. Fantastik edebiyatı pek sevmeyen biri olan beni, oldukça etkileyen bir kitap oldu Varolmayanlar. Çünkü fantastik edebiyat kitaplarının çoğunda olduğu gibi üç başlı dev yaratık, büyücü Gandalf ya da uçan süpürgelerin maceraları yoktu bu kitapta. Ben sevmiyorum işte bilmem ne taşının gizemini çözerken hikayenin sıkıştığı bir anda bilmem ne büyücüsünün özel güçleriyle bir tılsım yaparak hikayeyi ve kahramanı kurtardığı kitapları.
Tamam Varolmayanlar'da konunun çıkış noktası fantastik, fakat yazar durmadan yeni yeni fantastik öğeler ekleyerek kitabın inandırıcılığını bozmamış. Aksine oluşturduğu muhteşem kurguyla beni kitabın içine o kadar aldı ki, çıkış noktası olan fantastik olaya "neden olmasın?" dedirtti.
Kısacası, internette tür olarak fantastik kitap olarak geçen Varolmayanlar'ı, ben içinde fantastik öğeler bulunduran kurgu roman diye sınıflandırırdım. Ve ben bu içinde fantastik öğeler bulunduran kurgu roman türünü çok beğendim. İlk sayfalardan itibaren kitap sardı beni.
Anlatmak istediğimi Doğu Yücel Hürrriyet'e verdiği röportajında kendi kelimeleriyle o kadar güzel anlatmış ki, en iyisi ben susayım, siz Doğu Yücel'den dinleyin.
Yeni romanın “Varolmayanlar”da gerçeklikle fantastik arasında okuyucuyu sürüklüyorsun….
- Yapmaya çalıştığım şey gerçekle fantazi arasında bir denge kurmak.
yada onların çatışmasından yeni birşey ortaya çıkarmak. romanın başında
bir başlangıç var orda; bir gazete
haberinde dünyanın kaosa sürüklendiğin, cehennem gibi bir dünya
portresi sunuyor, o dünyayı yaşatıyorum sonra bir anda bir iş adamının
rutin hayatına gelip günlüğündeki detaylarla dünyanın nasıl bu noktaya
sürüklendiğini ilişkilendiriyorum. Kalemin büyülü olması ve her
yazılanın gerçekleşmesiyle hikaye devam ediyor…
Okuyucuya bu romanda ne vermek istedin?
- Hikayelerim çok uçuk fantaziler olmadığı için okuru gerçek hayatla
çok rahat ilişkilendirebilir. Okuduğunuz bölümde, çalıştığı işte yada
hayattan inanılmaz sıkıntılar çeken Varolmayanlar’ı okuduğunda bunlardan
uzaklaşacak “benim gibi düşünen biri biri varmış” diyecek. Ve hayatın
her anında küçük hikayeler olduğunu görecek.
Biraz da kitabın içeriğine değinelim; kahramanımız, ismini bilmediğimiz, iş güç sahibi bir insan. Onu farklı kılan ise günlük rutinleri, sürekli hayattan zaman çalmaya çalışan, uyanması, dişini fırçalaması, giyinmesi, kahvaltısını etmesi... herşeyini saniyelerle hesaplamış bir insan. Aynı anda birden fazla iş yaparak kazandığı saniyelerle mutlu olurken, yaşanan bir aksilik ya da birinin durup dururken kendisini lafa tutmasıyla kaybettiği saniyelere üzülen biri.
Kahramanımız babasının vasiyetiyle sürekli günlük yazar, olaylar kahramanımızın babasının kalemiyle yazdığı kurgu hikayelerin gerçekleşmesiyle başlar. Kurgu hikayeleri bir bir gerçekleşirken, peşinde birilerinin olduğunu takip edilmeye başlandığını anlar. Kahramanımızı takip edenler; Varolmayanlar, Hayalciler, Sıfırlardır. Kimdir bunlar ve kahramanımızdan ne istemektedirler?

