Andrea Gillies etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Andrea Gillies etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2012 Pazar

Uzun Veda - Andrea Gillies

UZUN VEDA
Orjinal Adı: Keeper
ANDREA GILLIES
Çeviri: Burçak AYDINALP
 Derin Kitap
  Mayıs 2011, 1.Baskı
343 Sayfa
MRW:
    Kitabın ismi, kapak rengi ve kapak fotoğrafı görür görmez beni cezbetmişti. Hüzünlü bir hikaye okuyacağımı biliyordum. “Bir Ev, Üç Nesil Ve Alzheimer’a giden Bir Yolculuk” yazıyordu kapağın üzerinde.
    Yazar Andrea Gillies, kendi evinde Alzheimer hastası olan kayınvalidesine bakıyor ve bu kitapta kendi ve Nancy’nin (kayınvalidesi) yaşadıkları, Nancy’nin hastalığının seyri, Alzheimer hastalığı hakkında tıbbi bilgi veriyor. Yani Uzun Veda gerçek bir hayat hikayesi.

    Alzheimer’ı sadece ileri derecede unutkanlık olarak bilenler varsa, bu kitap hastalığın maalesef bu kadar masum olmadığını, hem hastaya hem de hasta bakıcıya karşı ne kadar zalim olduğunu, her iki tarafı da zor zamanların beklediğini anlatıyor.

    Uzun Veda’yı çoğu zaman üzülerek ve Allah’a aileme, sevdiklerime, yakınlarıma şifasız dert vermemesi için dua ederek okudum. Bu arada da hastalık hakkında bol bol bilgi edindim. 32 bölümden oluşan kitapta Andrea Gillies bize tarihte aynı hastalığa yakalanmış ünlü kişiler hakkında da bilgi veriyor. Güzel ama hüzünlü, aynı zamanda öğretici bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Altı Çizilesi:
   Kitap bizim birer aziz gibi davranmamızı bekliyor. “Alzheimer'ı eğlenceli kılın. Bir bakıcı olarak kendinizi her şeyinizle buna adayın. Enerjik olun. Destek alın. Hastayla geçirdiğiniz zamanı mümkün olduğu kadar canlı kılın. Baş etme stratejilerini öğrenin. Tavırlarına yaratıcı karşılıklar verin. Kötü günlerin tahlil edilebilmesini ve bakıcı davranışlarının ayarlanabilir olmasını sağlayın. Yaklaşımınızı değerlendirin ve değiştirin. Not tutun. İşleri istemeden de olsa kötüleştirmediğinizden emin olun. Asla hastayı cezalandırmayın, suçlamayın ve azarlamayın; bunların hepsi tacize girer. Unutmayın, bunama hastaları artık kendi davranışlarından sorumlu değiller. Sakin olun. Bir adım geri gidin. Kötü tavırları görmezden gelin. Onlara dert anlatmaya çalışmayın. Dikkatlerini dağıtmak daha etkili bir yöntemdir. Huzurlu bir ortam yaratın. Onları rahatlatın. Olaylara onların açısından bakın. Onları meşgul tutun, elinizden geldiğince ev hayatına katılmalarını sağlayın. Evi bir çocuk için güvenli kılıyormuş gibi düzenleyin. Yeni şeyleri, durumları, insanları ve sesi en aza indirgeyin.” Kitap kısaca, bakıcı, hayatına veda edebilirsin demek istiyor.

    Nancy, Morris’i memnun etmek için uğraşıyor, onun için ne yapabileceğini soruyor sonra da komutlara uyamıyordu.
“Değneğimi dedim! Değnek! Eve girmek için değneğime ihtiyacım var, gazeteye değil!”
“Küllük, Nancy, küllük diyorum. Küllüğün ne olduğunu biliyorsun git Andrea’yı bul. “O kim” de ne demek? Bak, işte mutfaktaki o. Mutfakta! Kapıdan geç. Nereye gidiyorsun sen şimdi? Kapı dedim, kapı! Tanrım!

    Nancy, tuvaleti kullanırken yardımı kabul etmiyor. En kötüsü de artık yerleri tercih etmesi. Tuvaletin arkasında, perdenin arkasına saklanmış pencere kenarlarında ve bir kere de kütüphanede ciltli kitapların arkasına gizlenmiş kaka bulduğumu hatırlıyorum. Klozeti elleriyle temizlemek gibi bir alışkanlık edindiğinden yiyeceklere dokunmasına izin vermiyoruz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...