ELİF ŞAFAK
Doğan Kitap
Nisan 2009, 1.Baskı
230 Sayfa
MRW:
Almış olduğu ödül (1998'de MEVLANA BÜYÜK ÖDÜLÜ)ve okuyanların çoğunluğunun beğenmesi bu kitabı almama sebep olmuştu. Elif Şafak'ın bir iki kitabını çok çok beğenip diğerlerini sırf merakımdan okumak istediğimden ötürü (çünkü bir ikisi hariç diğerlerini pek beğendiğim söylenemez) Pinhan yaklaşık 2 yıldır kitaplıkta bekliyordu. Sevgili Pinuccia'nın okuma şenliğinde canımın istediği kitap kategorisi için olabilir diye düşündüm.
Aslında Pinhan 1997 yılında yazılmış yani Siyah Süt ve Mahrem'den çok çok önce. ama ben onları Pinhan'dan önce okuduğum için Pinhan'ı okurken (diğer ikisini daha önceden okumuştum) bu iki kitaba gitti aklım hep, neden mi? karakterlerin benzerliği yüzünden tabi ki. Elif Hanım nedense hep yakın isimler seçiyor karakterlerine ve bu isimlerde mutlaka esprili sıfatlar olarak karşımıza çıkıyor. mesela Pinhan'daki karakterlerden bazıları; Karanfil Yorgaki, Dertli Hagopik, Şebgir Kamer, Hoyrat Hacer, Sidikli Safiye, Bedrenk Asiye, Sarsak Zehra, Kaymaktabağı Rana, Hokkagülü İfakat, Ceviziçi Tahir, Sallabaş Dürdane.
Siyah Süt'deki karakterlerin isimleri; Pratik Akıl Hanım, Sinik Entel Hanım, Hırs Nefs Hanım, Anaç Sütlaç Hanım, Saten Şehvet Hanım, Can Derviş Hanım.
Mahrem'deki karakter isimleri; Keramet Mumi Keşke Memiş Efendi, Samur Kız, Yılanbaz, Kınar Hanım, La Belle Anabelle.
Ayrıca bir de Elif Hanım'ın cinlere karşı özel bir ilgisi var sanırım çünkü Pinhan, Baba ve Piç, Siyah Süt kitaplarında cinleri olan karakterler var. haa bir de yine yazarın tarzını yansıtan ilginçlikler var ; çift cinsiyetlilik, üç memeli kadınlar, yarısı insan yarısı hayvan olan yaratıklar, cüceler.. Gerçekten yazarın hayal gücüne hayranlık duymamak elde değil. kitapları için artık yazarını görmesem bile bir kaç sayfa okuyunca evet bunun yazarı mutlaka Elif Şafak olmalı diyebilirim.
Son olarak Pinhan'ı beğendim mi? Sadece okurken eğlendim diyebilirim. Yazar yine farklı konulardan , farklı hayatlardan girerek yavaş yavaş hikayeyi birleştirmiş, aslında bu yönüyle de Mahrem adlı kitabı andırıyor. Evet kitabı bitirdim en azından yarım bırakmadım ama çok da beğendiğim söylenemez.
Kitabın Tanıtımından:
Pinhan, Elif Şafakın ilk romanı. Bu romanıyla Elif Şafak 1998 yılında Mevlâna Büyük Ödülünü aldı.
"Pinhan!" dedi Dürri Baba. Sesi yaprak kımıldatmayan sabâ rüzgârı gibi doldu odanın içine.
"Pinhan!" dedi çocuk üst üste üç kere. İlk kez bu ismi söylerken, farkında olmadan el çırptı; omuzları sevinçle oynadı; yüzünde gonca güller açtı. İkinci kez söylerken duruldu, az evvelki taşkınlığından utandı. Üçüncü kez söylerken, ateş bastı dilini, damağını; dudaklarında buruk bir tat kaldı. Beti benzi kül kesildi. O zaman Dürri Baba, kollarını iki yana açıp, olan biteni izleyen dervişlere doğru dönerek,
"Nicedir adını bekler dururdu. Velhasıl adı da onu. İşte bugün kavuştular birbirlerine. Adı Pinhan olsun bundan böyle" dedi.
Döndü halka/ döndü olanca hızıyla/ toprak ki siyah bir halka idi/ ve geceye saklanırdı bazen/ tuttu su ile karıştı/ su ki sarı bir halka idi/ rengiyle dalaşırdı bazen/ tuttu toprağı kucakladı/ eğildim suya baktım/ suda kendimi gördüm/ kendimi sen sandım/ sarılmak için atıldım/ köprüye hıncım yalan imiş/ onu yıkarken suya karışan/ ben oldum
Bir de baktım ki/ ben ben değilim artık/ sûretim başka bir sûret/ ismim bir başkasının ismi/ gönlüm ne yöne akar/ ben ne yöne/ verdiğin emaneti yitirdim yollarda/ hata ettim/ kusur ettim/ affola...


