Erdal Demirkıran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erdal Demirkıran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2013 Salı

Ben Dünyanin En Akıllı İnsanıyım - Erdal Demirkıran

BEN DÜNYANIN EN AKILLI İNSANIYIM
ERDAL DEMİRKIRAN
Kashna Kitap Ağacı
Mayıs 2011
264 Sayfa

MRW:
   Yazarın daha önce ilk defa “Parayı Bulduğum An Alayını...” adlı kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Erdal Demirkıran kişisel gelişim kitapları yazan bir yazar. Yukarıdaki kitabı öyle çok beğenmiştim ki diğer tüm kitaplarını hemen okumak istemiştim. Bu kitabında peşinden uzun süre koşmuştum. (ne var ki satın aldıktan 1 sene sonra okudum) açıkçası bu sefer çok da tutmadım. Neden mi? Kişisel Gelişim kitaplarında zaten çok seçiciyimdir. Örneğin Ahmet Şerif İzgören her zaman tercihimdir. İnsanları kişisel yönden geliştireceğiz diye gözüne sokar gibi şunu yap bunu yap diyen kitapları çok itici buluyorum. Peki, Erdal Demirkıran bunu mu yapmış, hayır tam olarak öyle denemez ama tüm kitabı okuduğumda beni pek de gaza getiremedi, ayrıca bazı yerleri biraz saçma buldum. Mesela; “Çocuğunuz doğmadan ya da çok küçükken onun bilinçaltına çalışarak olumlu telkinlerle onu idealist ve büyük düşünen bir insan yapabilirsiniz. Nasıl mı? Anne karnında onunla konuşarak ya da TV izlerken ( transa geçmiş durumda TV izlerken dış dünyayla ilgisini kestiğinde) başlayın konuşmaya. “Başaracaksın, sen büyük adam olacaksın. Dünya senin için dönüyor. Güneş, sen varsın diye doğuyor. Sen insanlara faydalı olacaksın, seninle tüm dünya gurur duyacak.” ” Hadi böyle telkinler gerçekten çocuğu olumlu etkileyip istenilen sonuca ulaşılabiliyor diyelim, bu nasıl bir telkin böyle? Dünya senin için dönüyor! Böyle söyleyelim de çocuk bencil, burnu havada, çekilmez biri mi olsun?

   Bazı bölümleri de çok yaratıcı buldum. Mesela; “Anlam veremiyorum: topu topu 60-70 sene yaşıyor ve bir ömür boyumuzu kilomuzu ölçüp hesap yaparak geçiriyoruz. Daha sonra da kendi kendimizi psikolojik baskı altına alarak rejim yapar veya uzun topuklu ayakkabıya mahkûm ederek yaşarız. Neden? İnsanlar senin kilonla ilgilenmeyecekler ki! Ürettiklerinle anılacaksın, eserlerinle. Atatürk’ü saçlarıyla değil devrimleriyle hatırlıyorsun. Kaç kişi Edison’un kilosunu merak etmiştir ki? Einstein’ın boyunu, Leonardo da Vinci’nin göz rengini kim merak etmiştir?

   Erdal Demirkıran kitabın özünde zaten bizi bir şeyler üretmeye, çalışmaya yönlendirmeyi hedefliyor. Bunu çok ustaca yaptığını söyleyemeyeceğim ama rahatsız edici ya da başarısız değil, üstelik kesinlikle okunması gerekenlerin içinde. Fakat şu her bölümün sonundaki “Dünyanın En Güzel Şiirleri” ne işe yarıyor ve gerçekten gerekli miydi pek çözemedim. :)

6 Kasım 2012 Salı

Çanakkale Kitap Fuarı ( 7 - 11 Kasım 2012 )




    Sonunda şehrimiz kitap fuarına kavuşuyor. Yarın Kolin Hotel'de açılışı yapılacak olan kitap fuarına giriş ücretsiz.7 - 11 Kasım tarihlerinde saat 10:00 - 21:30 arası ziyaret edilebilir.


    Şehrimizde ilk defa düzenlenecek olan fuara yayınevi ve yazar katılımının az olmasına gerçekten çok üzülüyoruz. İnşallah ziyaretçi sayımızla Çanakkale'ye gelmeyen yayınevlerine, Çanakkaleli kitapseverlerin okumaya, öğrenmeye olan ilgisinin ne kadar fazla olduğunu gösterebiliriz.

29 Aralık 2011 Perşembe

Parayı Bulduğum An Alayını ... - Erdal Demirkıran

PARAYINI BULDUĞUM AN ALAYINI...
ERDAL DEMİRKIRAN
Kashna Kitap Ağacı
Ekim 2011 1.Basım
256 Sayfa

MRW:
   LÜTFEN BU KİTABI OKUYUN
ÇOOK EĞLENCELİ!
   Erdal Demirkıran kendi kurguladığı bir ülkedeki karakterlerin yaşadıklarını konu alarak, biz "zavallı" insanların marifet saydığı yanlışları akıcı bir dille ve olağanüstü bir hikaye ile yüzümüze vuruyor.

   Kitabın ana fikri ön yargılarımızdan kurtulmamız gerektiği. Kargo kolisini açıp kitabı elimize aldık, kapağı açtık ve çok ilginç bir sürprizle karşılaştık. Sonra da hemen yazarın dehasını takdir ettik. :)
   
   Yazar ilk sayfadan itibaren körü körüne inandığımız şeylerin aslında doğru olmayabileceğini vurguluyor hep. Hikaye, bir gencin bir sabah uyandığında vücudunun tamamen mavi renk olmasıyla başlıyor ve olaylar birbirini kovalıyor. 250 sayfalık kitabın 180. sayfasına kadar saçma sapan bir hikaye okudum gülerek ve hep "Nasıl bi kitap bu ya?" diyerek ama yazar son 70 sayfada Daaannn! diye gerçekleri yüzüne vuruyor insanın. Ne kadar küçük olduğumuzu, küçük düşündüğümüzü gösteriyor. Kitap boyunca kaç defa "Harbiden ya, valla öyle" dedim. Hele bir 10. bölüm var ki kitapta " Ders" başlığıyla. Hepimize veriyor o dersi Erdal Demirkıran. Ne yalan söyleyeyim kendini kötü hissediyor insan.

   Kitap boyunca bir çok tezatlığa değiniyor yazar; teknolojinin esiri, paranın kulu olduğumuzu, emek hırsızlığını ve daha nice şeyleri eleştiriyor... 

   Bu kitapta insanların vücutları maviye boyanmış, bizim ise beyinlerimiz boyanmış. Herkesin yaptığı şeyleri yapıp inandığı şeylere inanıyoruz çoğu zaman. Birbirinin aynı 70 milyon insan var sanki gerçektende. Yazar bizden "fabrika ayarlarına" geri dönmemizi istiyor. Umarım bunu yapabiliriz.

   "Farklı olmak için asla çabalama!
         çünkü herkes bunu yapıyor
               ve hepsi de bu yüzden
                     birbirine benziyor...
  Sen sadece fabrika ayarlarına
       geri dön, yeter!
     Eşsizsin bunu fark et!

   Yazarın okuduğum ilk kitabı ama diğer kitaplarını da mutlaka okumam lazım. Çok eğlendim, çok öğrendim ve çok başarılı buldum. Diğer kitaplarının isimlerinden de anlayacağınız gibi çok "şahsına münhasır" bir adam bu Erdal Demirkıran. Bizden de bunu bekliyor zaten, bir an önce herkes gibi olma sevdamızdan kurtulmamızı istiyor.
Kitap İçin Verdiğim Puan: 10

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...