DORIAN GRAY'İN PORTRESİ
The Picture of Dorian Grey
OSCAR WILDE
Çevirmen: Nihal YEĞİNOBALI
Can Yayınları
Ağustos 2012, 10.Baskı
276 Sayfa
MRW:
Okuldayken çok
sevdiğim bir hocam vardı, kendisini buradan saygıyla anmak isterim, Nurdan
Atamtürk, kulakların çınlasın minik tatlı kadın. :) Şiir, drama, edebiyat
derslerimize girmişti. Onun ağzından İngiliz Edebiyatını dinlemek resmen
zevkti. Şimdi bu romanı okurken aklıma onun Oscar Wilde hakkında verdiği bilgiler
geldi, hala sesini duyar gibiyim. :) O zamanlar müfredat
dahilinde orijinalini okuduğum Dorian Gray’in Portresi adlı Oscar Wilde’ın
yayınlanan tek romanını, şimdi Türkçe olarak bir kez daha okudum. Bu sefer
akıllanarak iyi bir yayınevi olan Can Yayınları'ndan çıkan kitabını tercih ettim
ve gayette memnun kaldım.
Dış güzelliğini
muhafaza etmek için düşünmeden ve gerçek olacağını bilmeden bir dilekte bulunan,
tabiri caizse ruhunu şeytana satan Dorian Gray adlı genç bir adamın hayatının
nasıl korkunç bir şekilde değiştiğini anlatan, filme de alınmış bu harika
romanı kesinlikle herkese tavsiye ediyorum. Eşcinsel yazar ve romanları pek
tercih etmememe rağmen kendisi de bir homoseksüel olan Oscar Wilde, Dorian Gray’in
Portresi adlı romanda eşcinsel ögeleri kesinlikle çok tadında ve göze batmayan
bir şekilde işlemiş.
275 sayfalık
romanda Dorian Gray’in kendi düşünceleri ve okuduklarının sayfalarca
anlatıldığı (bence) sıkıcı olan bölümler hariç, kitabın konusu oldukça ilginç
ve heyecanlıydı. Zaten bilen bilir Oscar Wilde’ın
kullandığı dil de gayet açık ve akıcıdır. Kısaca, daha önce de okumama rağmen
yine severek okuduğum bir romandı. Üstelik merak edenlere duyurulur, sonu
müthiş bitti :)
Kitabın Tanıtımından:
Keşke tersi olabilseydi! Keşke her zaman genç kalacak olan ben olsaydım da portrem yaşlansaydı! Bunun için... bunun için her şeyi verirdim!"
Özellikle bir genç adamın büyümesini, eğitimini, gelişimini, kendini ve inançlarını keşfetmesini işleyen Dorian Grayin Portresi için Oscar Wilde, bir ruhun hikayesi demişti. 1891de ilk basıldığında ahlaksızlığı yücelttiği gerekçesiyle büyük tepki çeken romanın baş kişileri olan Lord Henry ile Dorianın karşılıklı etkileşimleri, Dorianın kendini giderek kötüye, şeytani olana, hazcılığa adaması kitabın eksenini oluşturuyor. Son derece saf ve yakışıklı Doriandaki değişim, Lord Henrynin sözleriyle ve Dorianın kendi portresinde kendi güzelliğini keşfetmesiyle başlar. Lord Henrynin etkisiyle kötülüğün ve zevkin çekimine kapılan, dünyada gençlik ve güzellikten önemli bir şey olmadığına inanan Dorian için heyecan, kötülükte ve günahtadır; iyilik ve erdemse sıkıcıdır, edilgendir. İyiliği temsil eden Basilin Doriana duyduğu saf tutkuda eşcinsellik öğeleri açıkça hissedilir. Dorianın büyük sırrını, portredeki değişimi gören yalnızca Basil olur. Portreye odaklanan, sonsuz gençlik karşısında ruhunu satan ve ruhunun ölmüş olmasından korkan Dorian için kurtuluş var mıdır? Ve Oscar Wildeın dediği gibi, herkes Dorian Grayda kendi günahını mı görecektir?



