Can Yayınları
Mart 2011, 2. Baskı
Orijinal İlk Basım: 2007
Orijinal İlk Basım: 2007
138 Sayfa
AFD:
"Gün Ortasında Arzu" Behçet Çelik'in 2008 Sait Faik Abasıyanık Hikaye Armağanı"na layık görülen kitabı. Benim de okuduğum ilk Behçet Çelik kitabı.
Kitabın ilk hikayesi, kitaba adını veren "Gün Ortasında Arzu" oluyor. Bir geri dönüşün hikayesi bu, yıllar önce terk ettiği eve, baba ocağına dönüş. Geride bırakılan ise sadece gelinen yer değil, bir aşk, bir sevgili de geride bırakılanlar arasında. Bu sevgilinin kim olduğunu, aşkın neden yarım kaldığını çözmeye çalışırken hikaye bu sorularla bitiyor. Yeni hikaye "İyi Olacak, İyi" başlayınca karakterin tanıdık olduğunu görüyor ve "Demek ki sorularıma burada cevap alacağım." diyorum. Fakat hikaye bittiğinde bana kalan, sorularıma eklenen yeni sorular oluyor.
Kitabın her hikayesi aynı kahramanın başından geçenler, ben de her hikayede sorularıma cevap arıyorum, cevaplardan çok sorular bulsam da karşımda. Kahramanımız tüm hikayelerde geçmişiyle hesaplaşıyor; geçmiş aşkları, geçmiş arkadaşlıklarıyla. Aşkları gibi, dostluklarının da neden ve nasıl yarım kaldığı belli değil. Geçmişinde bulunan insanların ortak yanı; kahramanımızın genel olarak suskun tavrı. Bize her ne kadar onlara sustuğu kadar susmayıp, anlatsa da bize de içini tam olarak dökmüyor.
Kahramanımız bana; Aylak Adam'ı, Hikmet Benol'u anımsatıyor. Ben de bu tarz karakterleri çok sevdiğimden "Gün Ortasında Arzu" da sevdiğim kitaplar arasında yerini alıyor.
Kitabın ilk hikayesi, kitaba adını veren "Gün Ortasında Arzu" oluyor. Bir geri dönüşün hikayesi bu, yıllar önce terk ettiği eve, baba ocağına dönüş. Geride bırakılan ise sadece gelinen yer değil, bir aşk, bir sevgili de geride bırakılanlar arasında. Bu sevgilinin kim olduğunu, aşkın neden yarım kaldığını çözmeye çalışırken hikaye bu sorularla bitiyor. Yeni hikaye "İyi Olacak, İyi" başlayınca karakterin tanıdık olduğunu görüyor ve "Demek ki sorularıma burada cevap alacağım." diyorum. Fakat hikaye bittiğinde bana kalan, sorularıma eklenen yeni sorular oluyor.
Kitabın her hikayesi aynı kahramanın başından geçenler, ben de her hikayede sorularıma cevap arıyorum, cevaplardan çok sorular bulsam da karşımda. Kahramanımız tüm hikayelerde geçmişiyle hesaplaşıyor; geçmiş aşkları, geçmiş arkadaşlıklarıyla. Aşkları gibi, dostluklarının da neden ve nasıl yarım kaldığı belli değil. Geçmişinde bulunan insanların ortak yanı; kahramanımızın genel olarak suskun tavrı. Bize her ne kadar onlara sustuğu kadar susmayıp, anlatsa da bize de içini tam olarak dökmüyor.
Kahramanımız bana; Aylak Adam'ı, Hikmet Benol'u anımsatıyor. Ben de bu tarz karakterleri çok sevdiğimden "Gün Ortasında Arzu" da sevdiğim kitaplar arasında yerini alıyor.
-"Gün Ortasında Arzu"yu buradan satın alabilirsiniz.-
Altı Çizilesi:
Koskocaman kahkahalar atıp geçer dalgayı. "Bitmişsin sen," der.
"Ben daha başlamadım," diyemez, susarım.
"Yaşadıklarınla heyben dolmayıp boşaldı durdu -delikmiş, ya da delmişsin bilendikçe."


