UÇURTMAYI VURMASINLAR
FERİDE ÇİÇEKOĞLU
Can Yayınları
Nisan 1993, 7.Basım
109 Sayfa
AFD:
Barış’ı tanıdığım yerde ne çiçekler vardı, “ne de başı bulutlarda bir çınar”. O gevrek sesiyle simitçi bile giremezdi oraya.Taş avluya yalnızca kuşlar konardı bazen.
Kuş kanadına binip çayırlara gitmeyi öğretti Barış bana. Düşle gerçek, onun o yarım sözcüklerinde öylesine iç içe geçerdi ki, dünyanın çirkinlikleri bir bulut gibi kayıp giderdi yarım göğümüzden. Taş avluda düşsel uçurtmaları uçurtmayı işte öğlece öğrendim Barış’tan.
Adını ne Barış yılını düşünerek koymuşlar, ne de savaşlar çıkmasın diye. Babasının sevdiği bir müzikçinin adıymış, yalnızca o yüzden.
Adının anlamı dünyayı kucaklasa, taşta büyümezdi Barış. Ama bunu ne anası bilirdi ne de anası gibiler. Bilseler, “çocuklar şeker de yiyebilsinler” diye gökyüzüne hasret çeken bizler, çayırlara sadece kuş kanatlarında uçmak zorunda kalmazdık belki.
Kuş kanadına binip çayırlara gitmeyi öğretti Barış bana. Düşle gerçek, onun o yarım sözcüklerinde öylesine iç içe geçerdi ki, dünyanın çirkinlikleri bir bulut gibi kayıp giderdi yarım göğümüzden. Taş avluda düşsel uçurtmaları uçurtmayı işte öğlece öğrendim Barış’tan.
Adını ne Barış yılını düşünerek koymuşlar, ne de savaşlar çıkmasın diye. Babasının sevdiği bir müzikçinin adıymış, yalnızca o yüzden.
Adının anlamı dünyayı kucaklasa, taşta büyümezdi Barış. Ama bunu ne anası bilirdi ne de anası gibiler. Bilseler, “çocuklar şeker de yiyebilsinler” diye gökyüzüne hasret çeken bizler, çayırlara sadece kuş kanatlarında uçmak zorunda kalmazdık belki.
Kitap sunum kısmındaki bu güzel cümlelerle başlıyor. Sunumdaki cümleler mükemmel bir kitap okuyacağımızın habercisi gibi.
Annesinin cezası yüzünden hapishanede büyümek zorunda olan Barış'ın, oradaki en yakın arkadaşı olan, ve özgürlüğüne kavuşan İnci'sine yazdığı mektuplar. Bu mektuplarda Barış küçücük dünyasıyla büyüklerin dünyasını sorgulayıp, kendine göre anlamlandırmaya çalışıyor.
Gökyüzüne hasret minicik bir yüreğin içinizi burkacak hikayesi. Yokluklar içinde bulduğu küçücük ayrıntılara kocaman anlamlar yükleyen Barış'ın mektuplarını okuyunca bir daha unutamayacaksınız.
Kitabı okuduktan sonra 1989 yapımı olan filmini de izledim. Kesinlikle izlenmeye değer. Kitapta İnci dışardayken, filmde hapishanede. Mektuplar yerine birlikte yaşadıkları anlatılıyor. Kitapta mektup olarak Barış'ın ağzından okuduğumuz anları filmde izlemek güzeldi.
Filmin aldığı ödüller:
- 10. Akdeniz Ülkeleri Film Festivali, En İyi 2. Film
- 26. Antalya Film Şenliği, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Senaryo, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Film
- İstanbul Film Festivali, En İyi Türk Filmi





