Varlık Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Varlık Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2015 Çarşamba

Açlık - Knut Hamsun

AÇLIK
Orijinal Adı: Sult
Çevirmen: Behçet NECATİGİL
Varlık Yayınları
Şubat 2015
Orijinal İlk Basım: 1890
158 Sayfa

AFD:
  Açlık; Knut Hamsun denilince akla gelen ilk kitap. Romanın kahramanı; geçimini sağlamak adına kısa süreli işlerde çalışan fakat bu işlerde pek dikiş tutturamayan bir kişidir. Aslında yazar olmak ister. Fakat yazdıkları ona geçimini sağlayacak kadar para kazandırmamaktadır. Kelimenin tam anlamıyla "açlık" çekmektedir. Bazen cebinde kuru ekmek alacak parası olmayan kahramanımız kaldığı odaların paralarını ödeyemediği için bazı gecelerini bankların üzerinde geçirmek zorunda kalır. Yaşadığı büyük açlıktan dolayı sağlığının bozulmasına, saçlarının dökülmesine, elinde neyi var neyi yok her şeyi rehin bırakmasına rağmen kahramanımız asla bir düşkün, bir dilenci gibi gözükmek istememiş, kimseden karşılıksız bir yardım beklememiştir. Yaşadığı tüm zorluklara rağmen gururunu kaybetmemiştir. Günlerce aç dolaşırken kendisine el açan bir dilenciye para veremediği için kahrolmuştur. Bu durum onun için yaşadığı açlıktan çok daha fazla onur kırıcıdır. Kitabımızın kahramanı aslında açlıktan çok onuru kaybetmemekle baş etmeye çalışmıştır.

  "Açlık" otobiyografik bir eser. Knut Hamsun "Açlık"ı birebir yaşayarak yazmış. Kitabın çevirmeni Behçet Necatigil önsözde kitabın yazım aşaması ve yayımlanışını  şu şekilde aktarmış;
  "Vapur, Kristiania'ya  gelip de, bir gün sonra Kopenhag'a gitmek üzere demirleyince Knut Hamsun, karaya çıkmadı. Önce Kopenhag'a gitmeye karar vermişti; Kristiania'dan, bu şehirde geçirdiği acı günlerin anısından ürküyordu. Geceydi, küpeştede oturuyor, güvertede huzursuz gezinip duruyor, limandaki ışıklara bakıyordu. Birden bir sıtma nöbetine tutuldu sanki. Açlık sayıklamaları, belleğini bir zamanlar nasıl bastırmışsa, yine öylesine güçlü, kuşatıyordu işte. Elinde bir kurşunkalemi, bir kâğıt parçası ile satırları yazdı:Bir roman doğuyor

  'Yumruğunu yemedikçe kimsenin bırakıp gitmediği o garip şehir Kristiania'da aç acına sürttüğüm günlerdeydi... Tavan arasında uyanık yatıyordum. Alt katta bir saatin altıyı vurduğunu duydum. Hafif aydınlanmıştı ortalık, merdivenleri inip çıkmaya başlamıştı insanlar...'

  Bir büyülenmişlik içinde kâğıtları üst üste yığıyor, görüntüler birbirini izliyordu. Kopenhag'da bir çatıaltı odası kiraladı ve yazmaya devam etti. Yine aç kalıyor, ama bu sefer bunun neye yarayacağını, niçin olduğunu biliyordu: Açlık romanıydı yazdığı.

  Yazdığı bölümleri Politiken gazetesi yazı işleri müdürlerinden Edvard Brandes'e götürdü. Brandes, bu karşılaşmayı sonradan şöyle anlatıyor: 'Ondan daha düşkün bir başka insan pek az görmüşümdür! Düşkünlüğü elbisesinin yırtık pırtık oluşundan ötürü değildi yalnız. Ya o yüzü! Müsveddeyi geri veriyordum kendisine, çok uzundu. Ama birdenbire kelebek gözlüğü gerisinde gözlerini, gözlerindeki ifadeyi gördüm. Geri çeviremezdim, hiçbir şey diyemedim!'

  Brandes, okudukça daha derinden etkileniyordu. Kitabı evine götürmüş, bütün gece okumuştu. Gözden dergilerden Ny Jord'a verdi bu sayfaları; şaşırtıcı, çarpıcı eserin dergide basılmasını sağladı. Açlık romanından parçalar, böylece ilkin 1888'de, yazarın adı verilmeyerek, bu dergide yayınlanmış oldu..."

  Açlık'ı sevdim, bana çokça Jack London'un Martin Eden'ını anımsattı. Martin Eden'ı da çok sevmiştim. Açlık'ı sevmemin en büyük etkenlerinden biri gerçek olması, ikincisi ise yaşadığı tüm şartlara rağmen bir adamın onurunu koruma mücadelesi. Kitaplığımda, mutlaka önerilecek kitaplar arsına giren Açlık'ı, okumayanların mutlaka okumalarını öneririm. Gerçek bir hayat mücadelesi...

13 Mart 2015 Cuma

Kızım Olmadan Asla - Betty Mahmudi

KIZIM OLMADAN ASLA
Orijinal Adı: Not Without My Daughter 
BETTY MAHMUDİ
Çevirmen: Hale KUNTAY
Varlık Yayınları
1995, 16. Baskı
(Orijinal İlk Basım 1986)
328 Sayfa

MRW:
  Ben liseye giderken bu romanı sınıfımızda ben hariç neredeyse herkes okumuştu. Bana okumak sıra gelmedi maalesef. Daha sonraki yıllarda okumak istediğimde ise ne kütüphanelerde bulabildim ne de kitapçılarda. Kitapçılarda tükenmişti ve yeni basımı olmuyordu. Kütüphanelerde ise hep başkası okuyor görünüyordu ve geri gelmiyordu… Evlendikten sonra bile eşimle bir süre izini sürdük, sonunda Ankara’da bir sahaf gezerken tozlu raflarda görüverdik bu ulaşılmazı zor kitabı! Şimdi sanıyorsunuz ki hemen okudum :) hayır, iki sene de evde süründü! şimdi okudum ve bayıldım.. Daha önce bu tarz bir kitabı okuyup çok beğenmiş ve yorumlamıştım, şimdi düşünüyorum da bu romanın yanında diğerleri neredeyse ucuz birer kopya gibi. (çünkü bu konuda yayımlanan ilk kitap “Kızım Olmadan Asla” )

  Kapak resminden de anlaşılacağı gibi konu bir Arap ülkesi olan İran’da geçiyor.  Ülkeye girdikten sonra bir daha çıkamayan anne ve kızın öyküsü anlatılıyor kitapta. Kadın ve çocuk Amerikan vatandaşı fakat İran'a adım attıktan sonra artık İran kanunları geçerli oluyor ve kadın neredeyse tüm haklarını yitiriyor, tek söz sahibi kocası oluyor. Pasaportu ve kimliği de elinden alınan kadın için tabir-i caizse cehennem gibi bir hayat başlıyor.

  Romanın hâlihazırda çekilmiş bir filmi de bulunuyor. Fakat maalesef ayrıntılara girilmemiş, hatta kısa kesmek için bir yerde kitapta kilit isim rolünde olan adama yer verilmemiş, kadının daha önceden tanıştığı başka bir adama yüklemişler rolünü, onun üzerinden kısaca konuyu bağlamışlar. Kitaptaki tadı asla vermiyor.

  Kızım Olmadan Asla da artık benim için hızla arkadaşlara okumaları için verilecek ödünç kitapların arasına giriyor.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...