18 Kasım 2014 Salı

Cesur Yeni Dünya - Aldous Huxley

CESUR YENİ DÜNYA
Orjinal Adı: Brave New World
ALDOUS HUXLEY
Çevirmen: Ümit TOSUN
İthaki Yayınları
Mayıs 2011, 7. Baskı
Orijinal İlk Basım: 1932
352 Sayfa

AFD:
  Cesur Yeni Dünya; Aldous Huxley tarafından 1931 yılında kaleme alınmış. Bu romanla şunu anlamış oldum; Fahrenheit 451, 1984 ve Cesur Yeni Dünya aslında Platon'un ve Thomas More'un ütopyaları gibi, ütopik dünyalar sunmuşlardır bize. Fahrenheit 451, 1984 ve Cesur Yeni Dünya'nın distopik diye adlandırılmalarının sebebi de; bu kitaplarda yer alan ve yöneticilere göre oldukça güzel olan bu düzenin, aslında kendilerine dayatılmış bir düzen olduğunun farkına varan, bu düzeni beğenmeyen, değiştirmeye çalışan kahramanların gözünden anlatılmasıdır. Bir yandan da düzenle sorunu olmayan herkes için ütopik rüya devam etmektedir. Eğer bu kitaplarda düzeni sorgulayan kahramanlar ortaya çıkmasaydı, biz bu kitaplar için kolaylıkla ütopik kitaplar diyebilirdik. Ya da bir başka deyişle Platon'un ve More'un ütopyalarında düzenden memnun olmayan ve bu düzeni, bizim doğrularımıza yakın doğrularla, sorgulayan bireyler olsaydı biz bu kitaplara distopya diyebilirdik.

  Kitabımıza dönelim; tarih F.S. 632'dir. Yani Ford'dan Sonra 632. Burada adı geçen Ford ise ilk seri üretim araba teknolojisinin dehası Henry Ford'dur. Bu bilgiler ışığında Aldous Huxley'in bize 26. yüzyıl dünyasından seslendiğini söyleyebiliriz. 

  26. yüzyıl İngilteresi'nde yaşam bizim bildiğimizden çok farklıdır. Artık doğum diye bir olay yoktur. Yeni bireyler laboratuvarlarda yapay döllenme yoluyla dünyaya gelmektedir. İhtiyaca göre bireyler üretilir. En pis ve ağır işler için Epsilon-Eksi'lerden başlayan sıralama Delta(-) (+), Gama(-) (+), Beta(-) (+), Alfa(-) ve en önemli işlerde görevli Alfa Artı'ya kadar devam eder. Ebeveynlik kavramı da yoktur, çocuklar özel ortamlarda gelecekteki çalışma ve yaşama koşullarına uygun yetiştirilir, uykuda öğrenme (hipnopedi) yöntemi başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Aile, aşk gibi kavramlar da yoktur. "Herkes herkese aittir" mottosuyla isteyen istediği kişiyle birlikte olabilmektedir. Bir kişiyle uzun süre birlikte olmak, bir kişiye sevgi beslemek toplumda dışlanan davranışlardır. Anne-baba-doğum gibi kelimeler ise müstehcen olarak kabul edilir. Din, edebiyat, sanat ve felsefe ise bu toplumda yer almayan diğer ögelerdir. Bu toplumdaki bir diğer önemli mottosu ise Soma diye anlandırılan bir hap için geçerli olan "Bir gramı bin musibet savuşturur" cümlesidir. Bu hap sayesinde birey tüm bunalımlarını, sıkıntılarını atlatır ve hayat normal rutininde devam eder. 

  Cesur Yeni Dünya düzeninden memnun olmayan ve bir şeylerin yanlış gittiğini düşünen kişilerde vardır. Bunlardan biri; bir Alfa-Artı olan Bernard Marx'tır. Söylentilere göre Bernard Marx'ın üretiminde bir hata olmuş, henüz daha bir şişedeyken kanına yanlışlıkla alkol karıştırılmıştır. Bundan dolayı Bernard Marx herkesin fark ettiği gibi biraz değişik bir karaktere sahiptir. Dış görünüşüne de yansamış olan bu farklılıklardan bazıları; duygusal olarak birine (Lenina) yakınlık duyması ve her derdin ilacı Soma'yı kullanmamayı tercih etmemesi diyebiliriz. 

    Bir de Yeni Dünya Düzeni sınırları dışında yaşayanlar vardır. Cesur Yeni Dünya'da bu tür yaşam alanları Vahşi Ayrıbölgeler olarak adlandırılmıştır. Bir gün düzeni sorgulayan Bernard bu ayrıbölgelerdeki yaşamı merak ettiğinden New Mexico ayrıbölgesini ziyaret eder....

  Kitap hakkında çok bilgi vermiş gibi görünsem de aslında burada anlattığım sadece kitabın altyapısını oluşturan dünya düzeni. Kitap aslında buradan itibaren başlıyor. Bernard Marx ayrıbölgede ne ile karşılaşacaktır? Bu düzene bir son verebilecek midir? Ayrıbölgedekiler bu düzen için ne düşünmektedirler? Kimse Bernard Marx'a engel olmayacak mıdır?  bu sorular inşallah merakınızı cezbeder de bir an önce Cesur Yeni Dünya sayfaları arasında kaybolursunuz. :) 

  Kitabı okurken Bernard Marx ismi dikkatimi çekmiş "Acaba isim Bernard Shaw ve Karl Marx'ın birleşiminden mi meydana gelmiş?" diye düşünmüştüm.(Lost dizisini izlemenin etkisi olabilir) Vikipedia düşüncemin doğru olduğunu ve bunun sadece Bernard Marx'la sınırlı kalmadığını neredeyse tüm karakterlerin bu şekilde türediğini belirtmiş. Beni en çok şaşırtan ise Mustafa Mond oldu.
Kitaptaki karakterlerin isim kökenleri
Bernard Marx, George Bernard Shaw ve Karl Marx
Lenina Crowne, Vladimir Lenin
Fanny Crowne, Fanny Kaplan, Lenin'i öldürmek için başarısız bir suikast girişimi düzenleyen kişi.
Polly Trotsky, Lev Troçki
Benito Hoover, Benito Mussolini, Herbert Hoover
Helmholtz Watson, Hermann von Helmholtz, John B. Watson
Darwin Bonaparte, Napoleon Bonaparte, Charles Darwin
Herbert Bakunin, Herbert Spencer, Mikhail Bakunin
Mustapha Mond, Mustafa Kemal Atatürk, Sir Alfred Mond
Primo Mellon, Miguel Primo de Rivera, Andrew Mellon
Sarojini Engels, Friedrich Engels, Sarojini Naidu
Fifi Bradlaugh, Charles Bradlaugh
Joanna Diesel, Rudolf Diesel
Jean-Jacques Habibullah, Jean-Jacques Rousseau, Habibullah Khan

  Tavsiye eder miyim? Kesinlikle tavsiye ederim fakat bana göre 1984'ün kurgusu biraz daha iyi gelmişti. İki kitabı da okumayanlar için ilk başta 1984'ü öneririm. Aslında ilk olarak Yevgeni Zamyatin'in "Biz" adlı kitabını okumalıymışız. Çünkü bu iki kitap içinde "Biz"den etkilendikleri söylenmektedir. Ben de henüz okumadım. :(

Altı Çizilesi:
  Kronik vicdan azabı, tüm ahlâkçıların hemfikir olduğu gibi, hiç de istenmeyen bir duygudur. Eğer kötü bir davranışta bulunduysanız, pişmanlık duyun, elinizden geldiği kadar durumu düzeltin ve bir dahaki sefere daha iyi davranmaya bakın. Ne sebeple olursa olsun hatanızın üzerinde kara kara düşünmeyin. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir. 

  Eğer doğru kullanırsan sözcükler X ışınlarına dönüşebilirler -her şeyi delip geçerler. Okursun ve delinirsin.

  Eğer farklıysan, yalnızlığa mahkum oluyorsun.

  Mutluluk ve erdemin sırrıdır, yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek.

"Ama ben yan etkileri severim." 
"Biz sevmeyiz," dedi Denetçi. "Biz her şeyi keyifli yapmayı yeğleriz." 
"Ben keyif aramıyorum. Tanrı'yı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum. Günah istiyorum." 
"Aslında," dedi Mustafa Mond, "siz mutsuz olma hakkını istiyorsunuz." 
"Öyle olsun," dedi Vahşi meydan okurcasına, "mutsuz olma hakkını istiyorum." 


  Düzenin her türlüsü kaostan yeğdir.



Kitap Tanıtımından:
  "Cesur Yeni Dünya" bizi "Ford'dan sonra 632 yılına" götürür. Bu dünyanın cesur insanları kapısında "Cemaat, Özdeşlik, İstikrar" yazan Londra Merkez Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi'nde üretilirler. Kadınların döllenmesi yasak ve ayıp olduğu için, "annelik' ve 'babalık' pornografik birer kavram olarak görülür Toplumsal istikrarın temel güvencesi olan şartlandırma hipnopedya -uykuda eğitim- ile sağlanır. Hipnopedya sayesinde herkes mutludur; herkes çalışır ve herkes eğlenir. "Herkes herkes içindir."
  "Cesur Yeni Dünya"nın önemi yalnızca ardılları için bir standart oluşturması ve karamsar bir gelecek tasarımının güçlü betimlemesiyle değil, aynı zamanda 'birey yok edilse de süren macerasının' sağlam bir üslupta anlatılmasıyla da ilgili. Huxley, yapıtını ütopa geleneğinin kuru anlatımının dışına çıkarıp 'iyi edebiyat' kategorisine yükseltiyor.

18.11.2014 tarihinde farklı sitelerde "Cesur Yeni Dünya"yı en uygun fiyatla satan kitap satış siteleri:
KitapSihirbazı 11,04 TL
İlkNokta 11,20 TL
D&R 11,20 TL
HepsiBurada 11,20 TL 
Babil 11,68 TL 
İnkilap 11,68TL

1000kitap.com
Aldous Huxley Hakkında:
  1894'te İngiltere'de doğdu. Yirmili yaşlarının başında şiir ve öyküler yazmaya başlamasına karşın, yazın dünyasında ilk tanınışı Crome Yellow (1921) adlı romanıyla oldu. Bunu izleyen romanları Antic Hay (1923), Those Barren Leaves (1925) ve Point Counter Point (1925), Huxley'nin çağdaş toplumun kusurlarını zekice olduğu kadar, acımasızca yargıladığı birer dahiyane taşlamadır. En bilinen eseri olan Cesur Yeni Dünya'nın (1932) da aralarında bulunduğu birçok romanında yazarın, İkinci Dünya Savaşı öncesinde tehlikeli bir şekildekontrolden çıkmakta olduğunu hissettiği toplumun karmaşasına gösterdiği düşünsel tepkiler kolaylıkla hissedilebilir. 1963'te Amerika'da öldü. 

Aldous Huxley Eserleri:
Krom Sarısı
Cesur Yeni Dünya
Maymun ve Öz
Ses Sese Karşı
Algı Kapıları
Cennet ve Cehennem
Ada
Mona Lisa Tebessümü
Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret
Denemeler
Edebiyat ve Bilim
Ekoloji Politikası
Kadim Felsefe

10 yorum:

  1. İlk basımını dakika farkıyla kaçırdığım kitap olarak yer edindi aklımda.
    Sonra yeni basımını öpe koklaya okumuştum.

    YanıtlaSil
  2. Kitaptaki karakterlerin isimleri özellikle Mustapha Mond oldukça ilgimi çekmişti ama nedense birilerine yönelik yazıldığı aklıma gelmemişti. Bu yazıdan sonra kitabı tekrar mı okumalıyım diye düşünmüyor değilim :)
    Distopik kitaplar söz konusu oldu mu bence de 1984 en iyisidir. Herkes okumalı, sadece bir defa da değil üstelik... Yevgeni Zamyatin distopyanın atası olarak görülse de, eğer okumadıysanız Fahrenheit 451'i okumanızı öneririm, bir 1984 değil belki ama o da çok güzeldir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Distopik kitap olarak ilk Fahrenheit 451'i okumuş ve çok beğenmiştim. :) Sırada Zamyatin "Biz" var

      Sil
  3. Çok ilgimi çekti kitap. Genelde distopik vr ya ütopik kitapları sevmem,bana nedense biraz ağır gelir. Ama bu kitap ilgimi çekti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında sevmemenize rağmen okuyacaksanız ilk başta daha akıcı bir kitap olduğu için Fahrenheit 451'i öneririm.

      Sil
  4. cok merak edip aldığım hala okuyamadığım bir kitap tanıtıma cok caba vermisiniz tebrikler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler :)
      Okuduğum kitaplar hakkında araştırma yapmayı seviyorum, bu şekilde zihnimde daha fazla yer ediniyor ve daha da kalıcı oluyor.

      Sil
  5. Kitaplarla ilgili olmama rağmen hiç karşılamadığım bir kitap. En kısa zamanda kütüphaneme ekleyeceğim. Teşekkürler.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...