Derin Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Derin Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2012 Salı

Melekler Sokağı - Sheila Roberts


MELEKLER SOKAĞI
Orjinal Adı: Angel Lane
SHEILA ROBERTS
Çevirmen: Gülgün KOZAN
Derin Kitap
Nisan 2011, 1.Baskı
312 Sayfa

MRW:
   Son zamanlarda işten güçten bunaldıysanız ve biraz kafa dağıtmak istiyorsanız, üstelik mutlu sonları seviyor ve sevgi öyküleri tarzında (Küçük Mucizeler Dükkanı gibi) kitaplardan hoşlanıyorsanız, Melekler Sokağı tam size göre. Konusundan biraz bahsedersek; olaylar küçük bir kasabada geçiyor. Bu kasabada kendi dükkanları olan üç kadının ağzından yazılmış bir kitap. Ebedi bir dostluk öyküsü. Karşınızdakinin hayatına ne kadar önem verirsiniz? Nereye kadar kendinizden verebilirsiniz? Başkaları için en son yaptınız? Bu soruların cevapları Melekler Sokağında. Bu huzurlu kasabada yaşayan insanlar size bir ders verecek tabi eğer onların ziyaretine giderseniz..

   Açıkçası çok benim tarzım bir kitap değildi, sonunu tabiî ki tahmin etsem de içinde geçen güzel bir aşk beni etkiledi, sadece bunun merakından bitirdim kitabı, bir de başladığım bir kitabı yarım bırakamama gibi kötü bir huyum var. Kitap kötü değildi ama mutluluk hikayeleri anlatan, iyilik, aşk, sevgi, dostluk üzerine yazılmış, tabiri caizse lay lay lom kitaplar sevenlere tavsiye edilir. Şayet bu türler sizi kesmiyorsa boşa zaman kaybı olabilir bu kitap. 

1 Nisan 2012 Pazar

Zaman Gezginleri Kerim ile Sibel - Hasan Saraç

ZAMAN GEZGİNLERİ
Kerim ile Sibel
HASAN SARAÇ
  Derin Kitap
  Ocak 2012, 1.Baskı
226 Sayfa
AFD:
   Zaman Gezginleri Kerim ile Sibel, Hasan Saraç'ın ikinci romanı. (ilk roman Çapraz Oyun için Beyaz Kitaplık yorumu: http://ush.re/4gcg )

   Hasan Bey bu sefer karşımıza Bilim - Kurgu tarzıyla çıkıyor. Çok fazla bilim-kurgu okumayan, izlemeyen beni, bilim -kurgu okumaya heveslendiren bir roman oldu Zaman Gezginleri,  içinde güzel bir aşk hikayesiyle, okuyucuyu yormayan tarzıyla su gibi akıp giden bir kitap. İkincisinin yolda olduğunu biliyor ve sabırsızlıkla bekliyorum.
   Aldous Huxley'in Cesur Yeni Dünya'sını çok merak ediyor fakat erteliyordum. Hasan Bey daha fazla ertelememem gerektiğini öyle güzel anlatıyor ki kitabında. Bir de Kurt Vonnegut'u çok geç olmadan keşfetmemizi...

   Konusuna hafiften değinirsek: Gelecek yıllardan günümüz İstanbul'una zamanda yolculuk yaparak gelen Sibel'in, Kerim'e aşık olması ve yaşanılan çıkmazlar... Çok fazla anlatmayalım ki kitabın güzel tadı bozulmasın.

Altı Çizilesi:
   'Ağlamayana meme yok...''
   Yani elde etmek istediğin her şey bir ağlama mesafesinde seni bekliyor. Arsız olabildiğin ölçüde işini bilir sayıldığın bir toplum, kucağını açmış sana gülümsüyor.

25 Mart 2012 Pazar

Uzun Veda - Andrea Gillies

UZUN VEDA
Orjinal Adı: Keeper
ANDREA GILLIES
Çeviri: Burçak AYDINALP
 Derin Kitap
  Mayıs 2011, 1.Baskı
343 Sayfa
MRW:
    Kitabın ismi, kapak rengi ve kapak fotoğrafı görür görmez beni cezbetmişti. Hüzünlü bir hikaye okuyacağımı biliyordum. “Bir Ev, Üç Nesil Ve Alzheimer’a giden Bir Yolculuk” yazıyordu kapağın üzerinde.
    Yazar Andrea Gillies, kendi evinde Alzheimer hastası olan kayınvalidesine bakıyor ve bu kitapta kendi ve Nancy’nin (kayınvalidesi) yaşadıkları, Nancy’nin hastalığının seyri, Alzheimer hastalığı hakkında tıbbi bilgi veriyor. Yani Uzun Veda gerçek bir hayat hikayesi.

    Alzheimer’ı sadece ileri derecede unutkanlık olarak bilenler varsa, bu kitap hastalığın maalesef bu kadar masum olmadığını, hem hastaya hem de hasta bakıcıya karşı ne kadar zalim olduğunu, her iki tarafı da zor zamanların beklediğini anlatıyor.

    Uzun Veda’yı çoğu zaman üzülerek ve Allah’a aileme, sevdiklerime, yakınlarıma şifasız dert vermemesi için dua ederek okudum. Bu arada da hastalık hakkında bol bol bilgi edindim. 32 bölümden oluşan kitapta Andrea Gillies bize tarihte aynı hastalığa yakalanmış ünlü kişiler hakkında da bilgi veriyor. Güzel ama hüzünlü, aynı zamanda öğretici bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Altı Çizilesi:
   Kitap bizim birer aziz gibi davranmamızı bekliyor. “Alzheimer'ı eğlenceli kılın. Bir bakıcı olarak kendinizi her şeyinizle buna adayın. Enerjik olun. Destek alın. Hastayla geçirdiğiniz zamanı mümkün olduğu kadar canlı kılın. Baş etme stratejilerini öğrenin. Tavırlarına yaratıcı karşılıklar verin. Kötü günlerin tahlil edilebilmesini ve bakıcı davranışlarının ayarlanabilir olmasını sağlayın. Yaklaşımınızı değerlendirin ve değiştirin. Not tutun. İşleri istemeden de olsa kötüleştirmediğinizden emin olun. Asla hastayı cezalandırmayın, suçlamayın ve azarlamayın; bunların hepsi tacize girer. Unutmayın, bunama hastaları artık kendi davranışlarından sorumlu değiller. Sakin olun. Bir adım geri gidin. Kötü tavırları görmezden gelin. Onlara dert anlatmaya çalışmayın. Dikkatlerini dağıtmak daha etkili bir yöntemdir. Huzurlu bir ortam yaratın. Onları rahatlatın. Olaylara onların açısından bakın. Onları meşgul tutun, elinizden geldiğince ev hayatına katılmalarını sağlayın. Evi bir çocuk için güvenli kılıyormuş gibi düzenleyin. Yeni şeyleri, durumları, insanları ve sesi en aza indirgeyin.” Kitap kısaca, bakıcı, hayatına veda edebilirsin demek istiyor.

    Nancy, Morris’i memnun etmek için uğraşıyor, onun için ne yapabileceğini soruyor sonra da komutlara uyamıyordu.
“Değneğimi dedim! Değnek! Eve girmek için değneğime ihtiyacım var, gazeteye değil!”
“Küllük, Nancy, küllük diyorum. Küllüğün ne olduğunu biliyorsun git Andrea’yı bul. “O kim” de ne demek? Bak, işte mutfaktaki o. Mutfakta! Kapıdan geç. Nereye gidiyorsun sen şimdi? Kapı dedim, kapı! Tanrım!

    Nancy, tuvaleti kullanırken yardımı kabul etmiyor. En kötüsü de artık yerleri tercih etmesi. Tuvaletin arkasında, perdenin arkasına saklanmış pencere kenarlarında ve bir kere de kütüphanede ciltli kitapların arkasına gizlenmiş kaka bulduğumu hatırlıyorum. Klozeti elleriyle temizlemek gibi bir alışkanlık edindiğinden yiyeceklere dokunmasına izin vermiyoruz.

2 Mart 2012 Cuma

Elliot Allagash - Simon Rich

ELLIOT ALLAGASH
SIMON RICH
Derin Kitap
Çeviri: Alkım ATABAY
Aralık 2010, 1 Baskı
239 Sayfa

MRW:
Kızların hayran olduğu,
erkeklerin saygı duyduğu,
herkesin korktuğu biri olacaksın.

   Elliot Allagash; oldukça zengin Allagash ailesinin biricik ama yapayalnız en genç ferdidir. İstediği her şeye sahiptir ve aklından geçenlere parmağını şıklattığı anda elde edebilecek bir konumdadır. Bir çok okuldan atılmış ve sonunda babasının cömert bağışı sayesinde Grandale Lisesi'nde girmiştir fakat ilgi alanı derslerden çok farklıdır. Diğer kahramanımız Seymour; Grandale’in en silik öğrencisidir. Ders notları pek parlak olmayan Seymour’ın da pek arkadaşı olduğu söylenemez. Bir gün Seymour ve Elliot’un yolları kesişir ve Seymour’un hayatı bir anda değişir, Elliot artık yeni bir hobi edinmiştir, onun için hayattaki her şey bir oyundan ibarettir. Seymour hayal bile edemeyeceği şeyler yapmaya başlar, ama artık kontrol kendi elinde değildir. Akıl hocası ise çok acımasızdır.

   Kitap, paranın gücünün yettiği ve yetemediği şeyler üzerine yazılmış. Kitabı okurken gerçekten eğlendim ve 2 aydır kitaplıkta beklettiğime hayıflandım. Konu okulda geçtiği ve kahramanlarının öğrenci olması sebebiyle tüm öğrencilere, özellikle ilköğretim seviyesindekilere tavsiye ederim. Onlara güzel bir ders vereceğinin düşünüyorum. Kitap zaten 230 sayfa ve kesinlikle çok akıcı, en kötü ihtimalle 2 günde bitirilebilir. Böyle bir kitabı okumak zaman kaybı olmayacaktır emin olun, her yaştaki okuyucuya bir kıssadan hisse veriyor.
Kitabın Tanıtımından: 
   Seymour Herson, Manhattan'daki özel bir okul olan Glendale Lisesi'nin en silik çocuğudur. Çok çekingendir ve güçsüzdür; lakabı Toparlak ise dillere pelesenk olmuştur. Ama Seymour'un hayatı okula yeni gelen Elliot Allagash ile tanışınca tamamen değişir.

   Elliot'ın sınır tanımayan suçları onu dünya çapında birçok okuldan attırmıştır. Ancak elinden geleni yapmasına rağmen Glendale'dan atılmamaktadır; babası okula fazlaca para bağışlamıştır. Sıkkın Elliot yepyeni bir hobi edinir: Seymour'ı okulun en gözde çocuğu haline getirmek.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...