AHMET ŞERİF İZGÖREN
ELMA YAYINEVİ
Kasım 2011 - 69.Basım
126 Sayfa
MRW:
Çok fazla söylenecek bir şey yok bu kitap hakkında. Elime
almamla bir nefeste okumam bir oldu. Ahmet Şerif İzgören’in de umut ettiği gibi
birçok kişinin başucu kitabı olmaya aday “Avcunuzdaki Kelebek”
Sevgili Ahmet Bey bu kitabıyla bize hayatımızla ilgili
hedeflerimizi belirlememiz ve onlara ulaşmamızda yol gösterici oluyor. Kitap;
"Gelecek Hayaliniz, Hayat Amacınız, Değerleriniz, Hedefleriniz, Olumlu Düşünce,
Kişilik, Yaratıcılık ve Mücadele Ruhu" kısımlarından oluşuyor.
Kitap boyunca birbirinden güzel ve etkileyici kısa hikayeler
var, kimi 10 satırlık kimi 2 sayfa, ama hepsi de güzel dersler veriyor.
Yazarımız bu hikaye ya da alıntıları kullanarak bizi yönlendirmeye çalışıyor.
Zaten benim bu tip kişisel gelişim kitaplarında da en sevdiğim şey şunu
yapmalısın bunu yapmalısın değil de verilmek istenen fikri bu şekilde
örneklerle okuyucunun keşfetmesinin sağlanmasıdır. Dayatılan düşüncelerin kabul
görmediğini hepimiz biliriz.
Kitabı oldukça başarılı buldum, çok beğendim. Okul çağındaki
öğrenciler dahil hemen herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Altı Çizilesi:
Aşağıdaki kısa öykü kitaba da adını veren öyküdür.
Zamanın birinde iki tane kız kardeş varmış, nasıl akıllılarmış
anlatamam. Etraflarındaki ve okullarındaki tüm bilgi onlara yetmez olmuş. Bir
gün, anneleri onları dağdaki bilge adama götürmeye karar vermiş.
Kızlar, bilge adamla karşılaşınca ona sorular sormaya başlamışlar.
Bilge adam bütün soruları doğru cevaplamış. Kızlar çok sevinmişler ve
annelerinden eğitimleri için bir süreliğine izin isteyerek bilge adamın yanında
kalmışlar.
Sordukları soruların hepsinin cevapları doğruymuş. Bir süre çok mutlu
olmuşlar; ama sonra sıkılmaya başlamışlar. “Bilgenin bilemeyeceği bir soru
bulmamız lazım.” diye düşünmüşler.
Kızlardan biri bir gün “Buldum!”diye sevinmiş. “İki elimin arasına bir
kelebek koyacağım, “Avcumun içinde bir kelebek var. Canlı mı, ölü mü?” “Ölü”
derse kelebeği bırakacağım. “Canlı” derse avcumu hafifçe bastıracağım. Her ne
derse cevabı bilemeyecek.”
Kızlardan biri kapalı tuttuğu ellerini bilgeye doğru uzatmış ve sormuş:
“Avcumun içinde bir kelebek var; canlı mı ölü mü?”
Bilge adam cevap vermeden önce uzun süre kızın gözlerine bakmış, bakmış
ve cevaplamış:
“Senin ellerinde kızım.
Senin ellerinde…”
-----
Yavuz Sultan Selim, oğlu Kanuni Sultan Süleyman'a iki mektup verir; 'birini ben ölünce aç, ikincisini de beni defnettikten sonra açarsın' der. Vefat ettiğinde Kanuni Sultan Süleyman ilk mektubu açar. Mektupta, 'Oğlum, senden tek bir isteğim var; beni çoraplarımla gömsünler'. İmam tüm ısrarlara rağmen bu talebi kabul etmez. Yavuz Sultan Selim ister istemez çorapsız defnedilir. Defin işlemi bittikten sonra Kanuni Sultan Süleyman ikinci mektubu açar: 'Bak oğlum bir çift çorap bile götüremedim'
-----
"Bundan Üç dört yıl önce USA'da dünya spastikler olimpiyatı düzenleniyor. Yüz metre yarışı; Down Sendromlu koşucular... Yarış başladığında koşuculardan birinin ayağı takılıyor, düşüyor ve acıyla bağırmaya başlıyor.
Çok ilginç bir şey oluyor, diğer zihinsel engelli koşucular geriye dönüyorlar ve düşen atleti kaldırıyorlar. Down Sendromlu bir kız, oğlanı öpüyor: 'Bu onu iyileştirir' diyor. Kollarına girip teselli ediyorlar ve hep beraber yürüyerek yarış çizgisini geçiyorlar. "
Çok ilginç bir şey oluyor, diğer zihinsel engelli koşucular geriye dönüyorlar ve düşen atleti kaldırıyorlar. Down Sendromlu bir kız, oğlanı öpüyor: 'Bu onu iyileştirir' diyor. Kollarına girip teselli ediyorlar ve hep beraber yürüyerek yarış çizgisini geçiyorlar. "
